Manage your vocabulary learning progress
Word Definition Turkish Popularity Added
individual An individual person or thing is looked at separately from others. tek; yalnlz; ayrı; başlı başına; hususiyeti olan; ferdi; bireysel; fert 0 2 months ago
indulge surrender to your own desire to do something iptila göstermek; teslimiyet göstermek; kendini vermek; müptela olmak; düşkünlük göstermek; müsamaha etmek; mühleti uzatmak. 0 2 months ago
industrial If something is industrial, it has something to do with industry. sanayie ait; sınai; özellikle mahkum çocuklara aynlan sanayi okulu. industrial union belirli bir sanayi koluna bağlı işçilerin mensup olduğu sendika. industrially sanayi bakımdan. 0 2 months ago
industry An industry is a kind of work that makes things. sanayi; endüstri; çalışkanlık; gayret; iş; meşguliyet. 0 2 months ago
inevitable When something is inevitable, you cannot avoid or prevent it. kaçınılamaz; sakınalamaz; çaresiz; menedilemez. inevitabil'ity; inev'itableness kaçınılmazlık. inevitably kaçınılamaz surette. 0 2 months ago
infant An infant is a newborn or a baby; a young child in the first stage of their life. bebek; küçük çocuk; (huk.) reşit olmayan kimse; küçük. 0 2 months ago
infantry Infantry are soldiers who fight on land. piyade; yaya er. 0 2 months ago
inferior If something is inferior, it is not very good. aşağı; adi; bayağı; mevki veya rütbede aşağı; ikinci derecede; ehemmiyeti az; (astr.) güneş ve dünya arasında olan; ufkun altında olan 0 2 months ago
infinite If something is infinite, it is very large that it does not have a known end point. hudutsuz; nihayetsiz; sonsuz; bitmez; tükenmez; sayıya gelmez; pek çok; külli 0 2 months ago
infirmary An infirmary is a place that takes care of the sick or injured. (okul fabrikada) revir; hastane; klinik. 0 2 months ago
influence An influence is a force that causes something to happen or for someone to do something. nüfuz; baskı; tesir; etki; hüküm; sözü geçen kimse; tesir eden kimse veya şey; (slang) piston 0 2 months ago
inform If you inform someone of something, you give them knowledge about it. bilgi vermek; haber vermek; söylemek; bildirmek; şekil vermek; canlandırmak; fikrini açmak; against veya on ile ihbar etmek. 0 2 months ago
informant An informant is a person who gives secret information to someone such as the police. haber veren kimse; malumat veren kimse. 0 2 months ago
information Information is facts, details, numbers, names, and other forms of knowledge. malumat; bilgi; haber; (huk.) şikâyet; danışma. 0 2 months ago
informed The past tense and past participle of inform. bilgili; tahsilli. 0 2 months ago
inherit Getting the characteristics of its parents. miras almak; kalıt almak; varis olmak. inheritor varis. 0 2 months ago
inheritance An inheritance is something that is passed down to others upon the death of a person. miras; kalıt; (huk.) veraset; kalıt alma. 0 2 months ago
initial The initial period, stages, etc. come near the beginning. (-ed - ing veya- led; ling) baştaki; birinci; evvelki; kelimenin ilk harfi; kıta başındaki büyük harf; evvela. 0 2 months ago
initiate If you initiate something, you begin it, but other people join in or continue it. başlatmak; alıştırmak; göstermek; üyeliğe kabul etmek; üyeliğe yeni kabul edilmiş kimse; bir grubun sırlarını ve adetlerini bilen kimse. 0 2 months ago
initiative If you have or take the initiative, you are in control and can decide what to do next. sebep olan; başlatan; teşvik edici; başlama yetkisi; başlama kabiliyeti veya hevesi; kişisel teşebbüs; öncelik. 0 2 months ago
Showing 2341–2360 of 4941 words