| Word | Definition | Turkish | Popularity | Added |
|---|---|---|---|---|
| sleigh | A sleigh is a vehicle that is used to transport people or goods. It is usually pulled by an animal over snow. (contrast "sled", which is smaller) | özellikle yolcu taşımaya mahsus büyük kızak. sleigh bell kızağa veya onu çeken ata takılan çıngırak. sleigh'ing kızakla gezme; kızakla gezmeye elverişli karlı ze(min.) | 0 | 5 days ago |
| slice | A slice is a piece of something that has been sliced. | dilim; balıkçılık ve matbaacılıkta kullanılan bir çeşit enli bıçak; golfta topa meyilli vuruşla topun gidişine kıvrıntılı yön verme; gemi tahtalarını yerlerinden çıkarmaya mahsus alet. | 0 | 5 days ago |
| slime | Slime is a moist soft, sticky substance. | yapışkan ve nemli herhangi bir madde; balçık; salgı; salyangoz sümüğü | 0 | 5 days ago |
| slit | A slit is a narrow cut or opening. | düz ve uzun yarık; dar ve uzun delik; yarık; ince ve dar; (kıs.)ık (göz) | 0 | 5 days ago |
| slope | A slope is one side of a hill. | meyilli yüzey veya hat; bayır yokuş | 0 | 5 days ago |
| slot | A small space usually used to insert coins through. | geyik izi. | 0 | 5 days ago |
| slug | A slug is a small slow-moving creature that has a long soft body and no legs | sümüklü böcek | 0 | 5 days ago |
| slut | A woman who loves sex. | pasaklı ve pis kadın; sürtük kadın; dişi köpek. sluttish pasaklı. sluttishly sürtük bir halde. sluttishness sürtüklük. | 0 | 5 days ago |
| smoke | Smoke is the gray or black substance that goes up into the air when something burns. | duman; tutun; (k. dili) (sig.)ara; boş laf; çabuk ve kolay. No smoking. Sigara içilmez. smokeless dumansız; duman çıkarmayan. | 0 | 5 days ago |
| snack | A snack is a small amount of food or a small meal. | kısım; hisse; pay; lokma | 0 | 5 days ago |
| snake | A snake is a long, thin reptile with no legs. | yılan; sinsi ve hain kimse; (A.B.D.); yılankavi yürüyüşle yapılan dans. snake fence dolambaçlı çit. snake in the grass gizli tehlike veya düşman. grass snake; ringed snake kara yılan; (zool.) Cerastes hasselquisti. snaky yılanlarla dolu; yılan gibi; kurnaz | 0 | 5 days ago |
| snitch | A snitch is a thief. | (argo) aşırmak; çalmak; yürütmek; gammazlamak; ihbar etmek; başkasının sırrını açıklamak. | 0 | 5 days ago |
| snow | Snow is precipitation (falling water) that is white and frozen. | kar; kar gibi şey; kar yağışı; (argo) beyaz zehir; eroin; televizyon ekranında kar fırtınası gibi görünen beyaz lekeler; (A.B.D.); karkuşu | 0 | 5 days ago |
| soap | Soap is a solid or liquid that you use to wash things. | sabun; (A.B.D.); (argo) rüşvet; süs. soap dish sabunluk. soap opera (A.B.D.); (k. dili) radyo veya televizyonda yayınlanan bir seri melodram. no soap (A.B.D.); (argo) imkânsız; katiyen; boş | 0 | 5 days ago |
| soccer | A sport where the players try to kick a ball into a net. | futbol; ayaktopu. | 0 | 5 days ago |
| social | A social is a festive gathering to let people introduce oneself to others. | toplumsal içtimai; sosyal; toplumda yeri olan; cemiyete ait; (bot.); (zool.) kütle halinde büyüyen veya yaşayan; sosyetik; sohbetli toplantı | 0 | 5 days ago |
| society | A society is a large number of people and the way they live, talking together, working with each other and making rules and ways to live. A society can be a town, country or more than one country together, with many people living the same ways. | toplum; cemiyet; sosyete; halk; millet; kavim; arkadaşlık; dostluk | 0 | 5 days ago |
| sock | Something made of cloth that covers a foot and is able to go inside a shoe. | çorap | 0 | 5 days ago |
| soda | Soda is the chemical compound sodium bicarbonate (also known as baking soda) | soda; karbonat; sodyum bikarbonat; çamaşır sodası; sodyum hidroksit; gazoz; maden sodası; dondurmalı ve sodalı bir içecek. soda ash karbonat | 0 | 5 days ago |
| sofa | A sofa is a type of chair with soft seats and arm rests, typically designed to seat more than one person. | sedir; kanepe. | 0 | 5 days ago |
Showing 2421–2440 of 2952 words