| Word | Definition | Turkish | Popularity | Added |
|---|---|---|---|---|
| licking | The present participle of lick. | yalayış; yalama; (k. dili) dayak; biçim verme. | 0 | 8 days ago |
| lid | A lid is an object that can be used to seal a container or a box. | kapak; göz kapağı; (bot.) tohum zarfının kase şeklindeki kapağı; meyva kapağı; (argo) şapka; (A.B.D.) | 0 | 8 days ago |
| lie | If you lie down, your head and whole body are at the same level. You lie down when you want to rest or sleep. | uzanmak; yatmak | 0 | 8 days ago |
| lied | The past tense and past participle of lie. | (çoğ.) lieder) Alman halk şarkısı; çok sanatkârane yazılmış bir tür lirik şarkı parçası. | 0 | 8 days ago |
| life | Life is what makes a person, animal or plant grow and function. | (çoğ.) lives) hayat; ömür; canlılık; can; canlı şey; yaşama tarzı; zevk; sefa | 0 | 8 days ago |
| lift | Someone lifts something when they use their hands to make the thing go up. | kaldırmak; yukarı kaldırmak; yükseltmek; (k. dili) çalmak; aşırmak; iptal etmek; kaldırmaya uğraşmak; yükselmek | 0 | 8 days ago |
| light | The energy that our eyes sense is light. | ışık | 0 | 8 days ago |
| lighten | If you lighten something, you reduce its weight. | hafifletmek | 0 | 8 days ago |
| lighthouse | A lighthouse is a tower built on the shore to light the way to shore for ships. | fener kulesi. | 0 | 8 days ago |
| lighting | The present participle of light. | aydınlatma; ışıklandırma tertibatı; resim ve fotoğrafta ışığın kullanılışı. | 0 | 8 days ago |
| lightly | If something is placed lightly, it is placed gently. | hafifçe; bir dereceye kadar; canlılıkla; ciddiye almadan. | 0 | 8 days ago |
| lightning | A flash of light caused by electrical discharge in the atmosphere. | şimşek; yıldırım. lightning arrester elektrik aletlerini yıldırımdan koruyan aygıt. lightning bug ateşböceği. lightning conductor; lightning rod yıldırımsavar; paratonerç lightning glance şimşek çakışı gibi bir bakış; bir göz atış. chain lightning; forked lightning zikzak çakan şimşek. heat lightning ufukta görülen sessiz şimşek. like lightning şimşek gibi; çok çabuk. sheet lightning bulutlar arkasından yalnız ışık gösteren şimşek zikzak şimşeğin yansıttığı ışık. with lightning speed yıldırım hızı ile. | 0 | 8 days ago |
| lights | The plural form of light; more than one (kind of) light. | (çoğ.) hayvan akciğeri. | 0 | 8 days ago |
| like | To like someone or something means to find someone or something pleasant, enjoyable, or interesting. | hoşlanmak; sevmek; beğenmek; hoşuna gitmek | 0 | 8 days ago |
| liking | The present participle of like. | (gen.) for ile sevme; hazzetme; meyil; alâka. | 0 | 8 days ago |
| limb | A limb is either a leg or an arm. | uzuv | 0 | 8 days ago |
| lime | A lime is a green citrus fruit that has a sour taste, like a lemon but usually smaller. | lim; misket limonu; lim ağacı; lim rengi; lim yeşili | 0 | 8 days ago |
| limit | The limit is the edge of how far something can go. It can go up to the limit but no farther. | kısıtlayıcı; sınırlayıcı; had | 0 | 8 days ago |
| limited | The past tense and past participle of limit. | sınırlı; kısıtlı; az; sayılı; çevrilmiş; parçalı; ekspres (tren); (İng.) sınırlı sorumlu | 0 | 8 days ago |
| limp | A limp is an irregular gait. | yumuşak; eğilip bükülen: gevşek; zayıf (irade) limply yumuşak olarak; gevşek olarak. limpness gevşeklik. | 0 | 8 days ago |
Showing 2581–2600 of 4941 words