Manage your vocabulary learning progress
Word Definition Turkish Popularity Added
line A line is a mark that is long, straight and very thin. hat; çizgi; doğru; kuyruk; sıra; satır; dize; mısra 0 8 days ago
linen Linen is a material that some cloth is made of. It comes from the flax plant, and in the past, bed sheets were often made from it, before cotton was used. keten; keten kumaş; keten çamaşır 0 8 days ago
lingerie Lingerie is women's underwear, specially if intended to look erotic kadın iç çamaşırı ve gecelik. 0 8 days ago
lining The present participle of line. astar; astarlama. 0 8 days ago
links The third-person singular form of link. (çoğ.) golf oyunu sahası. 0 8 days ago
lion A type of big cat from Africa, India and some of Europe; Panthera leo. aslan; (zool.) Felis leo: Aslan burcu; Aslan takımyıldızı; göze çarpan kimse veya şey; cesur kişi; aslan gibi adam. lion hearted aslan yürekli; cesur; kahraman. lionlike aslan gibi 0 8 days ago
lip The edge of an opening, especially, the human mouth (often plural). (-ped -ping) dudak: kenar; uç; yaranın kenarı; (anat.); (zool.) dudak şeklinde şey; dudak: nefesli sazların ağızlığı: nefesli sazın ağıza yerleştirilme şekli: (argo.) küstahlık 0 8 days ago
lipstick Lipstick is a colored stick used to paint the lips a certain color. dudak boyası; ruj. 0 8 days ago
liquid A basic state of things that is similar to water. Not solid or gas. sıvı; su gibi akan; akıcı; akışkan: sulu; ıslak: şeffaf; berrak; paraya kolayca tahvil edilebilir; (dilb.) ''l" ve "r" harfleri gibi yarım sesli 0 8 days ago
liquor Liquor is a liquid that is obtained by cooking meat or vegetables. içki: sert içki: sıvı madde: su içinde eritilmiş ilâç 0 8 days ago
list A list is a group of related words, often in some order, often to help you remember something. liste 0 8 days ago
literature Literature is the text of something written. edebiyat: yazılmış kitaplar; eserler: edebi meslek: (müz.) belirli bir çalgı veya çalgı takımı için yazılmış parçaların bütünü: hususi bir mevzu hakkındaki eserler. 0 8 days ago
litter Litter is rubbish that is left alone on the floor. döküntü; çerçöp yığıntısı; intizamsızlık; karışıklık; kedi veya köpek gibi hayvanın bir defada doğurduğu yavrular; tahtırevan; sedye 0 8 days ago
little If something is little, its size is not big. (-r -st; less veya lesser; least) küçük; ufak; (kıs.)a; az; cüzi; cici 0 8 days ago
live To be alive; to have life. yaşamak; oturmak 0 8 days ago
lively Someone that is lively is full of life and energy. canlı; neşeli; ferah; parlak; keskin; hayatla kaynaşan; zıplayan; zindelik 0 8 days ago
liver A large organ in the body that makes bile, and controls chemicals in the blood. karaciğer 0 8 days ago
living The present participle of live. yaşama; hayat tarzı; geçim; geçinme; " the" ile yaşayanlar. living room bir ailenin oturma odası. good living hali vakti yerinde olma; rahat yaşama. makeone' living hayatını kazanmak; geçinmek. 0 8 days ago
lizard Any of many kinds of reptiles that has four legs, a long tail, and no shell. kertenkele; (zool.) Lacertilia; Sauria; kertenkeleye benzer hayvanların her biri. 0 8 days ago
load A load is something carried, often something heavy. yük 0 8 days ago
Showing 2601–2620 of 4941 words