| Word | Definition | Turkish | Popularity | Added |
|---|---|---|---|---|
| minus | You use x minus y to show that y is taken away from x. | eksi | 0 | 8 days ago |
| minute | A minute is a short time equal to sixty seconds. There are sixty minutes in one hour. | dakika | 0 | 8 days ago |
| miracle | A miracle is an amazing thing that happened that seemed very unlikely to happen. | mucize; harika; keramet. miracle play ortaçağa mahsus dini piyes. | 0 | 8 days ago |
| mirror | A very reflective surface which light can bounce off of. | ayna | 0 | 8 days ago |
| miserable | In a state of misery: very sad, ill, or poor. | sefil; pek fakir; dertli; bedbaht; perişan; mutsuz; acınacak halde; zavallı | 0 | 8 days ago |
| misery | Misery is great unhappiness or sadness. | dert; ıstırap; acı; sefalet; bedbahtlık; (leh.) eziyet. | 0 | 8 days ago |
| missile | An object intended to be launched at a target. | mermi; kurşun; ok; merak; atılan şey; güdümlü mermi. | 0 | 8 days ago |
| missing | The present participle of miss. | eksik; olmayan; kayıp. missinglink (bak.) link the missing savaşta kayıp askerler. There is a page missing bir sayfa eksik. | 0 | 8 days ago |
| mission | A mission is a quest given by someone to gain something. | memuriyet veya vazife ile bir yere gönderilen kimseler; misyon; memuriyet; vazife; görev; hizmet; misyoner heyeti; misyonerlerin faaliyet sahası: (A.B.D.) sefarethane | 0 | 8 days ago |
| mistake | A mistake is something that is done wrong or is incorrect. | hata; yanlış; galat | 0 | 8 days ago |
| mistaken | The past participle of mistake. | yanlış; yanlış fikre dayanan; hatalı mistakenly yanlışlıkla. | 0 | 8 days ago |
| mister | You use mister before a man's name, usually the last name or the full name. | (kıs.) Mr) Bay; Efendi (erkek soyadından evvel kullanılan ünvan) | 0 | 8 days ago |
| mistress | A mistress is a woman who controls something. | hanım; nüfuz sahibi kadın; aile hanımı; okul müdiresi; metres; (eski); (b. h.) evli kadınlara verilen ünvan (şimdi (kıs.) Mrs) | 0 | 8 days ago |
| misunderstand | If you misunderstand, you think that you understand something correctly, but you don't. | (-stood) yanlış anlamak; ters anlamak. misunder standing yanlış anlama; anlaşmazlık. | 0 | 8 days ago |
| mix | If you mix something, you stir two or more things together. | karıştırmak; birbirine karıştırmak; karmak; katmak; melez elde etmek için çiftleştirmek; karışmak; kaynaşmak; uyuşmak | 0 | 8 days ago |
| mixed | If something is mixed, it includes different kinds of things. | karışık; karıştırılmış; karma. mixed doubles tenis her iki tarafta birer kadınla birer erkek olarak oynanılan oyun; kanşık. çiftler mixed fraction (mat.) tam sayılı bayağı kesir mixed group karma grup. mixed marriage değişik din ve milletten kimselerin evlenmesi. mixed media teyp; film; fonograf; slayt ve benzerini beraber kullanan gösteri. mixed metaphor (bak.) metaphor. mixed train yolcu ve yük va- gonlanndan müteşekkil tren. | 0 | 8 days ago |
| mob | A large, angry group of people. | (-bed -bing) insan kalabalığı; izdiham; ayaktakımı; avam; linç kanunu. | 0 | 8 days ago |
| mobile | A mobile is a small device that can be used to call someone. | dekorasyon | 0 | 8 days ago |
| mock | A fake copy of something, usually meaning lesser quality. | çakma | 0 | 8 days ago |
| mode | A mode is a specific way of doing something. | (müz.) makam; (gram.) kip; (man.) bir önerme veya karşılaştırmanın şekli; usul; tarz; üslup; şekil; moda | 0 | 8 days ago |
Showing 2801–2820 of 4941 words