| Word | Definition | Turkish | Popularity | Added |
|---|---|---|---|---|
| vice | A vice is an immoral or bad habit. | ahlaksızlık; fuhuş | 0 | 4 days ago |
| vicinity | If A is within the vicinity of B, A is at an area which is near B. | yakınlık; komşuluk; çevre; civar; semt. | 0 | 4 days ago |
| victim | A victim is the person hurt in a crime. | kurban; mağdur kimse. | 0 | 4 days ago |
| victory | A victory is the act or result of winning. | zafer; yengi; utku; muzafferiyet; galebe; başarı. | 0 | 4 days ago |
| video | A video is a television show or movie. | televizyonla resim nakline ait.video tape görüntü ve ses kaydeden televizyon bandı. | 0 | 4 days ago |
| view | The act of seeing. | bakış; nazar; bakma; görüş; göz ayrımı; görüş alanı; manzara; görünüm | 0 | 4 days ago |
| villa | A villa is a large house. | yazlık köşk; gösterişli yazlık ev; villa. villadom ing. villalar; banliyöde oturan halk. | 0 | 4 days ago |
| village | A village is a very small town. | köy; köy halkı villager köylü. | 0 | 4 days ago |
| villain | A villain is a very bad person, often a criminal. | hain veya cani kimse; edebi eserde kötü adam; çapkın adam; problem yaratan durum. villainy alçaklık; habislik; hainlik. | 0 | 4 days ago |
| vineyard | A vineyard is a plantation of grapes. | bağ; üzüm bağı; faaliyet alanı. | 0 | 4 days ago |
| vintage | Vintage is the year in which something of high quality was produced. | bağ bozumu; bir mevsimin bağ mahsulü; bir mevsimde çıkarılan şarap; iyi mevsimden (şarap); kaliteli; (eski); iyi; seçkin | 0 | 4 days ago |
| violence | Violence is an action done to hurt somebody or something. | zor; cebir; şiddet; tecavüz; zorlama; zorbalık; bozma | 0 | 4 days ago |
| violin | A violin is a musical instrument played by moving a bow across the strings. | keman; kemancı. violinist kemancı; viyolonist. | 0 | 4 days ago |
| virgin | A virgin is someone who has not had sex before. | kız; bakire; (b. h.) Hazreti Meryem; (b. h.); (astr.) Sünbüle burcu; baki reye yakışır; kız gibi; afif | 0 | 4 days ago |
| virginity | The state of being a virgin. | kızlık; bakirelik; iffetlilik. | 0 | 4 days ago |
| virtue | A virtue is a morally good characteristic in a person. For example, honesty, patience, etc. | hassa; hasiyet; fazilet; iyi ahlâk doğruluk; meziyet; iffet; ismet; kuvvet | 0 | 4 days ago |
| virus | A virus is a very small thing that can make people sick by getting into a living cell to copy itself. | virüs; hastalıktan ileri gelen zehir; aşı için kullanılan zehirli madde; ahlâki veya manevi zehir. | 0 | 4 days ago |
| visa | A visa is a document that gives you permission to enter a country. | (-saed -saing) vize; tasdik imzası | 0 | 4 days ago |
| vision | Vision is being able to see with your eyes. | görüş; görme kuvveti; görme; önsezi; hayal; imgelem; kuruntu; evham | 0 | 4 days ago |
| visitor | Someone who is visiting. | misafir; ziyaretçi; müfettiş; turist. | 0 | 4 days ago |
Showing 2821–2840 of 2952 words