Manage your vocabulary learning progress
Word Definition Turkish Popularity Added
operational If something is operational, it works and is ready to be used. ameli; kullanılmaya hazır. 0 2 months ago
operative If something is operative, it is able to work. işleyen; faal; etkin; etkili; (tıb.) ameliyata ait; ameliyat edilebilir; ameli; usta işçi 0 2 months ago
operator An operator is a person who operates something. operator; teknisyen; ticari veya sınai kuruluş sahip veya yöneticisi; telgraf veya telefon memuru; (tıb.) cerrah; operatör; komisyoncu; (argo) beleşçi kimse. 0 2 months ago
opinion An opinion is a personal idea, a person’s thoughts on a topic. zan; tahmin; fikir; oy; düşünce: (huk.) hâkimin ileri sürdüğü fikir. in my opinion fikrimce; kanaatimce. 0 2 months ago
opponent An opponent is someone who is not in your team in a game, an opposite team. karşıki; karşı; karşıt; (zıt.); hasım; düşman. 0 2 months ago
opportunity An opportunity is a time, place, or situation in which something can happen, usually something good. fırsat; uygun zaman; elverişli durum. 0 2 months ago
opposite If A is opposite B, they are facing each other. karşıki; karşıda olan; zıt; aksi; karşıt; ters; (bot.) karşılıklı; yaprakları karşı karşıya olan 0 2 months ago
opposition Opposition to something, is an action or hope to stop it. muhalefet; karşıtlık; zıtlık; mücadele; karşı durma; karşı koyma: engel olma; (pol.) muhalif parti; (astr.) birbinden 180 derece uzaklıkta olan iki gökcisminin durumu. oppositionist muhalefetçi 0 2 months ago
option An option is a choice. seçme; tercih; oy; seçme hakkı veya yetkisi; seçilecek şey; şık; (tic.) seçme 0 2 months ago
or A word used to link two alternative choices. veya; ya da 0 2 months ago
orange One of the colors people can see. It is lighter than red but darker than yellow. portakal; (bot.) Citrus sinensis; portakal rengi; portakal cinsinden meyva; portakala ait; portakal rengindeki. orange blossom portakal çiçeği. bitter orange; Seville orange turunç; (bot.) Citrus aurantium. 0 2 months ago
orb An orb is a small sphere. küre; daire; (şiir) göz 0 2 months ago
orbit An orbit is a circular path achieved by an object that goes around another that is generally bigger. yörünge; çember; (anat.) göz çukuru; (zool.) kuşların gözleri etrafındaki deri; göz çukuruna ait. 0 2 months ago
orchestra An orchestra is a group of people who play musical instruments together. (müz.) orkestra; (tiyatro) parter; eski Yunanistan'da sahne önünde koronun dans edip şarkı söylediği yarım daire şeklindeki yer. orchestral orkestra ile ilgili; orkestraya ait. 0 2 months ago
order Order is when things are where they should be. düzen; tertip; emir; buyruk; sipariş; nişan; takım; derece 0 2 months ago
orderly If something is done in an orderly fashion or manner, it works very well as expected. düzgün; itaatli; uslu; emre ait; (ask.) emir eri; emir çavuşu; hastane hademesi. orderliness intizam; düzenlilik 0 2 months ago
ordinary If something is ordinary, it is normal and not special. adi; alışılmış; alelade; bayağı; usule göre; (huk.) doğal; tabii (hak); alışılmış şey 0 2 months ago
organ An organ is a part of an animal or plant with a specific purpose, such as an eye or a heart. (müz.) org; erganun; (biyol.) örgen; uzuv; haber organı; araç; alet; vasıta. organ grinder latarnacı. organ loft kilisede org galerisi. organ stop org düğmesi. mouth organ ağız mızıkası. party organ parti organı. 0 2 months ago
organic If something is organic, it is related to or derived from living organisms. örgensel; organik; yaşayan; canlı; (tıb.) organizmayı etkileyen (hastalık); (kim.) karbon bileşiklerine ait; kalıtımla geçen; doğuştan 0 2 months ago
organization An organization is a group of people with a particular purpose (e.g., teams, clubs, churches, etc.) örgüt; kurum; teşekkül; dernek; düzen; düzenleme; organizma. 0 2 months ago
Showing 3021–3040 of 4941 words