Manage your vocabulary learning progress
Word Definition Turkish Popularity Added
impatient Does not like to be delayed. sabırsız; tahammülsüz; içi tez; tez canlı; hoşgörü sahibi olmayan; müsamahakar olmayan; titiz; sinirli. impatience sabırsızlık. impatiently sabırsızllkla. 0 2 months ago
important Main or primary. önemli; ehemmiyetli; mühim; gururlu; kibirli; azametli; etkili; nufuzlu 0 2 months ago
impossible If something is impossible it cannot happen or cannot be done. imkansız; yerine getirilmesi mümkün olmayan; yapılamaz; munasebetsiz; çekilmez; çirkin. impossibil'ity imkansızlık. impos'sibly imkânsız bir şekilde. 0 2 months ago
impressive If something is impressive, it makes a positive impression or is able to impress someone. duyguları etkileyen; etkili; tesirli; müessir impressively tesir edici bir şekilde; şaşırtıcı derecede. impressiveness tesir kuvveti; etkili oluş. 0 2 months ago
inappropriate If something that is inappropriate, it is not appropriate, something that is not needed. uygun olmayan; yakışık almayan; münasebetsiz. inappropriately yakışık almaz bir şekilde. inappropriateness uygunsuzluk; münasebetsizlik. 0 2 months ago
incapable If you are incapable of doing something, you are unable to do it. yeteneksiz; kudretsiz; iktidarsız; ehliyetsiz; kabiliyetsiz; âciz. incapabil'ity güçsüzlük. incapably kabiliyetsizce. 0 2 months ago
incompetent If you are incompetent you are not good at what you are doing. You might not know how to do it. You might not be able to do it. yetersiz; kifayetsiz; (huk.) ehliyetsiz. incompetence; incompetency işinin ehli olmayış; ehliyetsizlik; yetersizlik. incompetently yetersizce; işinin ehli olmayarak. 0 2 months ago
incredible If something is incredible, it's very good, often better than you can believe. inanılmaz. in credibility inanılmaz hal; inamlmazlık incredibly inanılmaz şekilde; çok fazla. 0 2 months ago
independent If something or someone is independent, they are free; they are not dependent on anything. hür; bağımsız; başlı başına; ayrı; serbest; kendi geliri ile geçinebilen; (pol.) parti dışı olan; bağımsız kimse 0 2 months ago
individual An individual person or thing is looked at separately from others. tek; yalnlz; ayrı; başlı başına; hususiyeti olan; ferdi; bireysel; fert 0 2 months ago
industrial If something is industrial, it has something to do with industry. sanayie ait; sınai; özellikle mahkum çocuklara aynlan sanayi okulu. industrial union belirli bir sanayi koluna bağlı işçilerin mensup olduğu sendika. industrially sanayi bakımdan. 0 2 months ago
inevitable When something is inevitable, you cannot avoid or prevent it. kaçınılamaz; sakınalamaz; çaresiz; menedilemez. inevitabil'ity; inev'itableness kaçınılmazlık. inevitably kaçınılamaz surette. 0 2 months ago
inferior If something is inferior, it is not very good. aşağı; adi; bayağı; mevki veya rütbede aşağı; ikinci derecede; ehemmiyeti az; (astr.) güneş ve dünya arasında olan; ufkun altında olan 0 2 months ago
infinite If something is infinite, it is very large that it does not have a known end point. hudutsuz; nihayetsiz; sonsuz; bitmez; tükenmez; sayıya gelmez; pek çok; külli 0 2 months ago
initial The initial period, stages, etc. come near the beginning. (-ed - ing veya- led; ling) baştaki; birinci; evvelki; kelimenin ilk harfi; kıta başındaki büyük harf; evvela. 0 2 months ago
innocent If you are innocent you do not know evil. masum; suçsuz; kabahatsiz; günahsız; zararsız; saf; aklı ermez; azade 0 2 months ago
insane If you are insane you can not think well because of mental illness. deli; çıldırmış; delilere mahsus; delice; manasız. insane asylum tımarhane. insane person deli kimse. insanely delicesine. insanity delilik; cinnet. 0 2 months ago
insecure If something is insecure, it is not secure. emniyetsiz; sağlam olmayan; garantili olmayan; tehlikeli; endişeli. insecurely emin olmayarak; sağlam vaziyette olmayarak. insecurity emniyetsizlik. 0 2 months ago
insensitive If a person is insensitive, they do not care about other people's feeling. hissetmez; hissiz; duygusuz. 0 2 months ago
intact Intact means untouched or at least not spoilt. bozulmamış; dokunulmamış; el sürülmemiş; salim; eksiksiz. 0 2 months ago
Showing 341–360 of 773 words