Manage your vocabulary learning progress
Word Definition Turkish Popularity Added
reward A reward is something good that is given after an act. mükâfat; ödül; karşılık; ücret; bahşiş. rewardable mükâfatlandırılabilir. 0 6 days ago
rhythm A rhythm is the part of music that drums do. It's the way music goes in time, without thinking about higher or lower notes. vezin: ahenkli üslup: şiir ve müzikte ahenk; ritim; düzen; düzenlilik; ahenkli hareket: ahenk; uyum. rhythmical mevzun; ahenkli; uyumlu 0 6 days ago
rib The ribs are a number of bones just below the shoulder that wrap around the top of the torso that protect the lungs and heart. (-bed - bing) kaburga kemiği: etin kaburgadan olan kısmı; pirzola: (bot.) yaprak damarı: (den.) posta; ıskarmoz; kaburga; saka zevce 0 6 days ago
ribbon A ribbon is a small, thin piece of cloth that can be used to tie objects together. (eski) riband kurdele: şerit: yazı makinasının şeridi; (çoğ.); (k. dili) araba atının dizgini; şövalyelik nişanı olan kurdele parçası. blue ribbon (bak.) blue. torn to ribbons lime lime olmuş ribbon. fish kâğıtbalığı; (zool.) Trachypterus. 0 6 days ago
rice Rice is a white or brown grain that people boil and eat. pirinç; düğü; pilav 0 6 days ago
rich When someone is rich, they have a lot of money and things. zengin; servet sahibi: mümbit; bitek; verimli; bereketli; bol; çok: mükellef: lezzetli; yağlı 0 6 days ago
rid When you rid a thing, you free it of something not wanted. (gen.) of( ile) kurtarmak; (eski) defetmek; gidermek. be rid of; get rid of başından defedip kurtulmak. rid'dance kurtuluş; kurtulma. good riddance belâdan iyi kurtulma. 0 6 days ago
ride If you ride something, you sit on it while it moves. (-rode -ridden) at veya başka hayvana binmek; arabaya binmek; araba ile gitmek; su üstünde gitmek; yüzmek (gemi); binilmesi rahat olmak; binip kullanmak veya sürmek; zorla yönetmek 0 6 days ago
rider A rider is a person who is riding or who can ride a horse, bike, motorcycle, etc. binici; süvari; ilâve; ek; özellikle kanun tasarısı eki. 0 6 days ago
ridge A ridge is a long narrow hilltop or mountain. sırt; bayır: dağ sırası kabartma çizgi: çatı sırtı; sırt gibi: kabartma çizgileri olan. 0 6 days ago
ridiculous Describes something that deserves ridicule, is foolish or absurd gülünecek; gülünç: maskaralık nev'inden: tuhaf; saçma. ridiculously maskaraca; gülünç surette. ridiculousness tuhaflık; gülünçlük. 0 6 days ago
rifle A rifle is a firearm that has a long barrel to improve range and accuracy. tüfek 0 6 days ago
rig A rig is a machine or piece of equipment that is designed for a specific purpose. donanım; arma; takım: at ile beraber araba takımı: kıyafet 0 6 days ago
right When something is right, it is correct. doğru; düz: doğrulu; dik: haklı; âdil; insaflı: uygun; münasip: doğru; gerçek; gerçeğe uygun 0 6 days ago
righteous A righteous person is someone who is free from sin or guilt. dürüst; erdemli; doğru; adil; adalete uygun olan. righteously doğrulukla. righteousness doğruluk; dürüstlük. 0 6 days ago
ring A circle. halka; yüzük; ring 0 6 days ago
riot A riot is a violent disturbance of the public peace by a crowd. gürültü; patırtı; velvele; şamata; hengâme; kargaşalık; baş kaldlrma; isyan 0 6 days ago
rip An act of tearing something. (-ped - ping) yarmak; kesmek; çekip dikişlerini sökmek; keresteyi boyuna kesmek; yarılmak; dikişleri açılmak; hızla ilerlemek veya koşmak: yarık; yırtık 0 6 days ago
ripe When something is ripe, it is fully grown or developed. olmuş; olgun; olgunlaşmış; yetişmiş; kemale ermiş; olgunluk derecesine varmış; ihtiyarca; yaşlıca 0 6 days ago
ripping The present participle of rip. boydan boya kesen; yaran; ing); (argo) çok güzel; mükemmel; âlâ. a rip ping good time çok güzel vakit. 0 6 days ago
Showing 3641–3660 of 4941 words