Manage your vocabulary learning progress
Word Definition Turkish Popularity Added
risk A risk is something bad that could possibly happen. tehlike; risk; riziko; hasar tehlikesi; (sig.)orta edilen kimse veya şey; rizikolu. 0 6 days ago
ritual A ritual is a ceremony that always follows the same steps. ayine ait; ayin kabilinden; dinsel törene ait; adet edinilmiş; dini ayin ve merasim; ayin kitabı; âdet; alışkı. ritualism ayine göre ibadet usulü. ritualist ayine göre ibadet etme taraftarı. ritually ayinle 0 6 days ago
rival Your rival is someone who is competing or fighting with you for the same thing; a competitor. rakip; rekabet eden 0 6 days ago
river A channel of water. ırmak; nehir. riverbank ırmak kenarı. river bed ırmak yatağı. river qod rmak tanrısı. river horse suaygırı. river man ırmak üstünde çalışan adam. river rat ırmak kenarında hırsızlık eden haydut; nehir haydutu. river road ırmak boyunca giden yol. riverside ırmak kenarı. 0 6 days ago
road A long and narrow piece of land between two places. Usually, cars drive on it, and it is often paved. yol 0 6 days ago
roam If a person roams around, they wander or travel freely and they do not have a specific destination. dolaşmak; gezmek; avare dolaşmak; dolaşma; gezme. 0 6 days ago
roar A roar is a loud sound that some animals make, for example lions and tigers gürültü et- mek; kükreme; gürleme; heybetli ses; kahkaha. 0 6 days ago
roaring The present participle of roar. gürleme; kükreme; kişneme; hırıltlll soluma meydana getiren at hastalığl; gürleyen; kükreyen. roaring applause ortalığı çınlatıcı alkış. 0 6 days ago
rob If you rob something or someone, you steal from them. soymak; başkasının para veya eşyasını alıp soymak; yağma etmek; talan etmek; mahrum etmek; hırsızlık etmek; adam soymak. rob Peter to pay Paul birine olan borcu ödemek için başkasının hakkını yemek. 0 6 days ago
robber A robber is a person who takes money or property without permission, sometimes using violence. A thief; a person who steals. hırsız; haydut; şaki; yol kesen kimse. robbery hırsızlık; adam soyma. 0 6 days ago
robe A robe is a long loose item of clothing. cüppe; kisve; uzun elbise; biniş; resmi elbise; kaftan; kürk atkı 0 6 days ago
robot A robot is a machine that looks more or less a human being. insan gibi çalışan makina; robot; her türlü emirleri makina gibi yerine getiren vicdansız ve duygusuz kimse. robot bomb kendi kuvvetiyle uçan bomba. 0 6 days ago
rock A hard substance that forms naturally in the Earth's surface. buzlu 0 6 days ago
rocket A rocket is an object that can be sent into space for science experiments. roket; füze; havai fişek 0 6 days ago
rod A rod is a long, thin round thing, usually made of metal. çubuk; değnek; asa; falaka değneği; ceza; kudret; güç; beş metrelik uzunluk ölçüsü. connecting rod (oto.) piston kolu. 0 6 days ago
rode The past tense of ride. (bak.) ride. 0 6 days ago
role The role of a person or thing is the job that they do in a certain situation. .rol. 0 6 days ago
roll To roll is to move by turning over many times. Round things like balls can roll. yuvarlamak; yuvarlanmak 0 6 days ago
roller A roller is a person or thing that rolls yuvarlanan şey; kumaşın sarıldığı makara; silindir; ufak tekerlek; özellikle fırtınadan sonra sahile çarpan büyük dalga; (tıb.) sargı. European roller mavi kuzgun; (zool.) Coracias garrulus. roller bearing (mak.) makaralı yatak. roller-skating tekerlekli patenle kayma. roller towel uçları birbirine dikili ve bir makaraya asılarak kullanılan havlu. 0 6 days ago
rolling The present participle of roll. yuvarlanma; yuvarlanış; yuvarlanan; inişli yokuşlu; dalgalı; sallanan; devrik (yaka); gürleyen. rolling mill hadde fabrikası 0 6 days ago
Showing 3661–3680 of 4941 words