| Word | Definition | Turkish | Popularity | Added |
|---|---|---|---|---|
| ridiculous | Describes something that deserves ridicule, is foolish or absurd | gülünecek; gülünç: maskaralık nev'inden: tuhaf; saçma. ridiculously maskaraca; gülünç surette. ridiculousness tuhaflık; gülünçlük. | 0 | 2 months ago |
| rifle | A rifle is a firearm that has a long barrel to improve range and accuracy. | tüfek | 0 | 2 months ago |
| rig | A rig is a machine or piece of equipment that is designed for a specific purpose. | donanım; arma; takım: at ile beraber araba takımı: kıyafet | 0 | 2 months ago |
| right | When something is right, it is correct. | doğru; düz: doğrulu; dik: haklı; âdil; insaflı: uygun; münasip: doğru; gerçek; gerçeğe uygun | 0 | 2 months ago |
| righteous | A righteous person is someone who is free from sin or guilt. | dürüst; erdemli; doğru; adil; adalete uygun olan. righteously doğrulukla. righteousness doğruluk; dürüstlük. | 0 | 2 months ago |
| ring | A circle. | halka; yüzük; ring | 0 | 2 months ago |
| rip | An act of tearing something. | (-ped - ping) yarmak; kesmek; çekip dikişlerini sökmek; keresteyi boyuna kesmek; yarılmak; dikişleri açılmak; hızla ilerlemek veya koşmak: yarık; yırtık | 0 | 2 months ago |
| ripe | When something is ripe, it is fully grown or developed. | olmuş; olgun; olgunlaşmış; yetişmiş; kemale ermiş; olgunluk derecesine varmış; ihtiyarca; yaşlıca | 0 | 2 months ago |
| ripping | The present participle of rip. | boydan boya kesen; yaran; ing); (argo) çok güzel; mükemmel; âlâ. a rip ping good time çok güzel vakit. | 0 | 2 months ago |
| risk | A risk is something bad that could possibly happen. | tehlike; risk; riziko; hasar tehlikesi; (sig.)orta edilen kimse veya şey; rizikolu. | 0 | 2 months ago |
| ritual | A ritual is a ceremony that always follows the same steps. | ayine ait; ayin kabilinden; dinsel törene ait; adet edinilmiş; dini ayin ve merasim; ayin kitabı; âdet; alışkı. ritualism ayine göre ibadet usulü. ritualist ayine göre ibadet etme taraftarı. ritually ayinle | 0 | 2 months ago |
| rival | Your rival is someone who is competing or fighting with you for the same thing; a competitor. | rakip; rekabet eden | 0 | 2 months ago |
| river | A channel of water. | ırmak; nehir. riverbank ırmak kenarı. river bed ırmak yatağı. river qod rmak tanrısı. river horse suaygırı. river man ırmak üstünde çalışan adam. river rat ırmak kenarında hırsızlık eden haydut; nehir haydutu. river road ırmak boyunca giden yol. riverside ırmak kenarı. | 0 | 2 months ago |
| road | A long and narrow piece of land between two places. Usually, cars drive on it, and it is often paved. | yol | 0 | 2 months ago |
| roam | If a person roams around, they wander or travel freely and they do not have a specific destination. | dolaşmak; gezmek; avare dolaşmak; dolaşma; gezme. | 0 | 2 months ago |
| roar | A roar is a loud sound that some animals make, for example lions and tigers | gürültü et- mek; kükreme; gürleme; heybetli ses; kahkaha. | 0 | 2 months ago |
| roaring | The present participle of roar. | gürleme; kükreme; kişneme; hırıltlll soluma meydana getiren at hastalığl; gürleyen; kükreyen. roaring applause ortalığı çınlatıcı alkış. | 0 | 2 months ago |
| rob | If you rob something or someone, you steal from them. | soymak; başkasının para veya eşyasını alıp soymak; yağma etmek; talan etmek; mahrum etmek; hırsızlık etmek; adam soymak. rob Peter to pay Paul birine olan borcu ödemek için başkasının hakkını yemek. | 0 | 2 months ago |
| robber | A robber is a person who takes money or property without permission, sometimes using violence. A thief; a person who steals. | hırsız; haydut; şaki; yol kesen kimse. robbery hırsızlık; adam soyma. | 0 | 2 months ago |
| robe | A robe is a long loose item of clothing. | cüppe; kisve; uzun elbise; biniş; resmi elbise; kaftan; kürk atkı | 0 | 2 months ago |
Showing 3661–3680 of 4941 words