| Word | Definition | Turkish | Popularity | Added |
|---|---|---|---|---|
| blackmail | Blackmail is an offence whereby someone extorts money or benefits in return of not revealing compromising or damaging information about them. | t. şantaj; tehditle birinden para koparma | 0 | 5 days ago |
| bladder | The bladder is the internal organ where urine collects. | (anat.) mesane; kese; sidik torbası; iç lastik. air bladder (zool.) hava kesesi. gall bladder safra kesesi. | 0 | 5 days ago |
| blade | A blade is something with a long, sharp edge. Things like knives, swords and razors have blades. | bıçak ağzı; kılıç; ince uzun yaprak; kalemtıraşın ağzı; kürek palası; delikanlı; pervane kanadı. blade bone kürek kemidi. | 0 | 5 days ago |
| blanket | A piece of cloth with which a person covers themselves. | battaniye; ince bir tabaka halinde olan bir şey; birkaç şeyi veya durumu kapsayan; geniş kapsamlı | 0 | 5 days ago |
| blast | A blast is when something blows up or explodes. | ani esen rüzgâr; şiddetli rüzgâr; düdük sesi; yaprakların soğuk veya rüzgârdan kavrulması; yanma; patlama; infilâk; (argo) gürültülü eğlenti | 0 | 5 days ago |
| blend | A blend is a mixture of two or more things. | harman; karışım; (dilb.) yakın anlamlı iki ayrı kelimenin kaynaşmasından meydana gelen kelime. | 0 | 5 days ago |
| blessing | A blessing is something that you are grateful for. | takdis; hayır dua; nimet; inayet; lütuf; hamt; şükran; azarlama | 0 | 5 days ago |
| bliss | To be in a state of bliss is to be very happy or content. | saadet; neşe; mutluluk. blissful neşe dolu blissfully neşeyle. blissfulness neşelilik. | 0 | 5 days ago |
| block | A block is a hard piece of material, usually with six smooth sides. | büyük parça (ağaç kaya v.b.); bitişik bir sıra bina; blok; iki kavşak arasındaki mesafe; tahta tezgah; mezatlarda tellalın üzerinde satış yaptığı tahta; üzerinde kelle uçurulan tahta; şapka kalıbı | 0 | 5 days ago |
| bloke | A bloke is a boy or a man. | ing.; (argo) herif; adam. | 0 | 5 days ago |
| blond | A blond is a person with blond colored hair. | açık renk; sarışın; sarışın kimse; ipek tül veya dantel; bilhassa siyah veya beyaz ipek dantel. | 0 | 5 days ago |
| blonde | A blonde is someone who has fair (light colored) skin and hair and is usually a woman. | sarışın. | 0 | 5 days ago |
| blood | Blood is a red liquid inside a person or animal's body that carries nutrients and oxygen to the other parts of the body. | kan; bitkilerin suyu; özsu; kan dökme; mizaç; huy; nesep soy; asalet | 0 | 5 days ago |
| bloom | A bloom is a flower. | çiçek; çiçek açma; çiçeklenme; tazelik; taravet; gençlik; yanakların pembeliği; meyva üzerindeki buğu | 0 | 5 days ago |
| blossom | A blossom is a flower of a plant that will become a fruit. | çiçek; meyva baharı; çiçeklenmiş. | 0 | 5 days ago |
| blouse | A blouse is a shirt for women or girls, usually having buttons. | bulüz; gömlek | 0 | 5 days ago |
| blue | One of the colors people can see | mavi renk; gök mavisi rengi; çivit; mavi üniformalı kimse; sembolü mavi olan bir zümrenin üyesi; mavi; morarmış; çürük (cilt et) | 0 | 5 days ago |
| bluff | A bluff is an action which suggests you are strong when you are not. | blöf | 0 | 5 days ago |
| board | A board is a group of people who govern something. | tahta; heyet; kurul; borda; sancak | 0 | 5 days ago |
| boat | A boat is a vehicle used to travel on water. | kayık; sandal; gemi; filika; kayık tabak | 0 | 5 days ago |
Showing 381–400 of 2952 words