Manage your vocabulary learning progress
Word Definition Turkish Popularity Added
slug A slug is a small slow-moving creature that has a long soft body and no legs sümüklü böcek 0 2 months ago
slut A woman who loves sex. pasaklı ve pis kadın; sürtük kadın; dişi köpek. sluttish pasaklı. sluttishly sürtük bir halde. sluttishness sürtüklük. 0 2 months ago
smack An act of slapping someone hard. şapırtı; tokat; şamar; tokat sesi; sesli şamar; şapırtı ile öpmek veya tatmak; tokat atmak. 0 2 months ago
small A small person or thing is not big. It doesn't have much size. ufak; ufacık; küçük; mini mini; önemsiz; ahlakça zayıf olan; alçak; soysuz 0 2 months ago
smart Someone who is smart shows intelligence. becerikli; zeki; akıllı 0 2 months ago
smash If you smash something, you break it into many small parts. ezmek; parça parça etmek; kırıp parçalamak; mahvetmek; teniste yukarıdan topu şiddetle vurmak; smaş yapmak; parça parça olmak; ezilmek 0 2 months ago
smashing The present participle of smash. (k. dili) çok güzel; cazip. 0 2 months ago
smell If you smell something, you use the nose to sense it. (-ed veya smelt) koklamak; kokusunu almak; sezmek; kokmak; fena kokmak; koku saçmak; koklama; koku 0 2 months ago
smile To put one's mouth in a form which shows that one is happy; to have the sides of one's mouth higher than the middle. gülümsemek; tebessüm etmek; ("upon" ile) uygun düşürmek; tasvip etmek; onamak; gülmek; gülümseyerek ifade etmek; gülümseme 0 2 months ago
smoke Smoke is the gray or black substance that goes up into the air when something burns. duman; tutun; (k. dili) (sig.)ara; boş laf; çabuk ve kolay. No smoking. Sigara içilmez. smokeless dumansız; duman çıkarmayan. 0 2 months ago
smooth Smooth feels pleasant and flat when you touch it; not rough. pürüzsüz; düz; kibar 0 2 months ago
snack A snack is a small amount of food or a small meal. kısım; hisse; pay; lokma 0 2 months ago
snake A snake is a long, thin reptile with no legs. yılan; sinsi ve hain kimse; (A.B.D.); yılankavi yürüyüşle yapılan dans. snake fence dolambaçlı çit. snake in the grass gizli tehlike veya düşman. grass snake; ringed snake kara yılan; (zool.) Cerastes hasselquisti. snaky yılanlarla dolu; yılan gibi; kurnaz 0 2 months ago
snap An act of breaking something. ( -ped -ping) şakırdatmak; çatırtı ile kopmak veya koparmak; çat sesiyle kapanmak veya kapatmak; dişleriyle kapma sesi çıkarmak; kıvılcım saçmak (göz); birdenbire harekete geçmek; enstantane fotoğraf çekmek; kapma 0 2 months ago
snatch If you snatch something from a person, you take it from them in a quick and rude way. kapmak; kabaca yakalamak; (argo) kaçırmak; kapış; kapmaya çalışma; ufak şey veya parça; kısa müddet; (argo) kaçırma. snatch at kapmaya çalışmak. snatch block (den.) bir yanı menteşeli makara tertibatı 0 2 months ago
sneak If you sneak, you walk into a place quietly, usually to avoid being noticed by other people of that place. sürünerek yavaşça ve gizlice savuşmak veya sokulmak; sinsice hareket etmek; korkak ve alçak adam; sinsi kimse; gizlice savuşma veya sokulma. sneak boat avcıların kullandığı dibi düz ufak kayık. sneak off sıvışmak; savuşmak. sneak thief açık pencere veya kapıdan giren hırsız. sneaky sinsi; gizli. 0 2 months ago
sneeze If you sneeze, a feeling in your nose makes you suddenly blow air out of your nose and mouth. aksırmak; hapşırmak; aksırma. sneeze at hakir görmek; küçümsemek. not to be sneezed at (k. dili) işe yarar; yabana atılmaz. 0 2 months ago
sniff An act of breathing to find out what the smell is. havayı koklamak; istihza ile burun bükmek; koklamak; kokusunu almak; sezmek; havayı koklama; burun bükme. 0 2 months ago
snitch A snitch is a thief. (argo) aşırmak; çalmak; yürütmek; gammazlamak; ihbar etmek; başkasının sırrını açıklamak. 0 2 months ago
snow Snow is precipitation (falling water) that is white and frozen. kar; kar gibi şey; kar yağışı; (argo) beyaz zehir; eroin; televizyon ekranında kar fırtınası gibi görünen beyaz lekeler; (A.B.D.); karkuşu 0 2 months ago
Showing 4001–4020 of 4941 words