| Word | Definition | Turkish | Popularity | Added |
|---|---|---|---|---|
| military | If something is military, it is a characteristic of people in the armed forces. | askeri; askerliğe veya savaşa ait; ordu veya silâhlı kuvvetler tarafından yapılan; "the" ile silâhlı kuvvetler; ordu. military law askeri hukuk. military police askeri inzibat teşkilâtı; inzibat eri; (kıs.) MP As. İz. militarily askeri bakımdan. | 0 | 2 months ago |
| minor | A minor change, problem, injury, etc. is not very important. | küçük; ikinci derecede olan; önemi az; rüştünü ispat etmemiş; (müz.) yarım derece. pest sese ait: (man.) kücük; (A.B.D.) üniversitede ikinci branşa ait; azınlığa ait; rüştünü ispat etmemiş kimse | 0 | 2 months ago |
| miserable | In a state of misery: very sad, ill, or poor. | sefil; pek fakir; dertli; bedbaht; perişan; mutsuz; acınacak halde; zavallı | 0 | 2 months ago |
| mixed | If something is mixed, it includes different kinds of things. | karışık; karıştırılmış; karma. mixed doubles tenis her iki tarafta birer kadınla birer erkek olarak oynanılan oyun; kanşık. çiftler mixed fraction (mat.) tam sayılı bayağı kesir mixed group karma grup. mixed marriage değişik din ve milletten kimselerin evlenmesi. mixed media teyp; film; fonograf; slayt ve benzerini beraber kullanan gösteri. mixed metaphor (bak.) metaphor. mixed train yolcu ve yük va- gonlanndan müteşekkil tren. | 0 | 2 months ago |
| modern | If something is modern, it happened in current times. | çağdaş; yeni; asri; çağcıl; modern; çağcıl kimse; modern kimse. modernism çağcıllık; modernlik | 0 | 2 months ago |
| modest | If you are modest, you do not show too much pride for what you've done, what you have, or what you can do | alçak gönüllü; mutevazı; gösterişsiz; ılımlı; tutarlı; namuslu; iffetli. modestly tevazu ile; gösterişsizce. modesty alçak gönüllülük | 0 | 2 months ago |
| moral | A moral action or decision is one that is good or right not evil or harmful. | ahlaka ait; ahlaki; törel; ahlaksal; iyi ahlaklı; doğru; iyilik veya fenalık yapmaya muktedir; manevi | 0 | 2 months ago |
| muddy | If something is muddy, it is covered in mud. | çamurlu; bulanık; kirli; pis; karışık | 0 | 2 months ago |
| multiple | Multiple items are more than one item. | çok yönlü; çok kısımlı; katmerli; (elek.) çok safhalı cereyan; (mat.) katsayı. multiple choice testlerde cevaplardan birini seçme usulü. multiple circuit (elek.) çok safhalı devre. multiple reentry vehicle birkaç ayrı bomba taşıyan roket. least common multiple (mat.) en küçük ortak katsayı. | 0 | 2 months ago |
| musical | If something is musical it makes music or is about music. | müziğe ait; ahenkli; uyumlu; müziksever; musikişinas; müzik ustası; bestelenmiş; müzikli komedi. musical chairs müzik eşliğinde iskemle kapmaca oyunu. musical comedy müzikli | 0 | 2 months ago |
| mutual | If something is mutual x does it to y, and y does it to x. | iki taraflı; karşılıklı; ortak; müşterek. mutual friend müşterek dost. mutual fund (bak.) fund. mutual insurance karşılıklı (sig.)orta; karın belirli bir (kıs.)mının poliçe hamiline ödenmesini gerek- tiren (sig.)orta. mutual love karşılıklı sevgi. mutuality mukabele; karşılıklı olma. mutually karşılıklı. | 0 | 2 months ago |
| mysterious | If something is mysterious, it is something that cannot be explained or is puzzling. | gizemli; esrarengiz; akıl ermez; anlaşılamaz; garip. mysteriously gizemli bir şekilde; anlaşılmaz surette. mysteriousness gizemlilik; anlaşılmazlık. | 0 | 2 months ago |
| naive | If someone is naive, they do not have experience. | saf; bön; toy; tecrübesiz; denenmemiş. naively safça. naivete saflık; bönlük; tecrübesizlik. | 0 | 2 months ago |
| naked | If someone is naked, they are not wearing any clothes. | çıplak; üryan; yalın; (bot.) çıplak; örtüsüz; çaresiz; savunmasız; silâhsız | 0 | 2 months ago |
| narrow | If something is narrow, it is not wide; it is thin. | dar; ensiz; sınırlı; dar düşünceli; dar fikirli; darlık içinde; cüzi; az | 0 | 2 months ago |
| national | If something is national it affects a whole nation or country. | milli; ulusal; millete ait; yurttaş; vatandaş. national anthem milli marş veya şarkı. National Assembly Millet Meclisi. national bank milli banka; ulusçuluk | 0 | 2 months ago |
| native | If something is native, it belongs to you by birth. | yerli; tabii; doğal; doğuştan; basit; suni olmayan; bir yerde doğan kimse; yerli mal veya hayvan. native-born doğma büyüme | 0 | 2 months ago |
| natural | Something is natural if people didn't make it. | doğal; tabii; asıl; doğuştan; normal; suni olmayan; tabiata uygun; (müz.) doğal | 0 | 2 months ago |
| naughty | If somebody, especially a child or a pet, is naughty, they are not good. | yaramaz; haylaz; serkeş; münasebetsiz; fena; ahlaksız. naughtily haylazca. naughtiness yaramazlık; münasebetsizlik. | 0 | 2 months ago |
| naval | If something is naval, it is about a navy or navies. | harp gemilerine ait; denizel | 0 | 2 months ago |
Showing 421–440 of 773 words