Manage your vocabulary learning progress
Word Definition Turkish Popularity Added
void If something is void, it is not valid. hükümsüz; boş; hali; ıssız; manasız; faydasız; kullanılmayan; hayırsız 0 4 days ago
volcano A volcano is a mountain that has a magma chamber inside of it that erupts from time to time with lava and other gases. yanardağ; volkan. volcanist yanardağ uzmanı. 0 4 days ago
volume The volume of sound or music is how loud it is. kitap cildi; bir cilt kitap; hacim; oylum; miktar; (müz.) sesin azlığı veya çokluğu. an odd volume tek cilt. It speaks volumes. Çok manalıdır. Kitaplar doldurur. 0 4 days ago
volunteer A volunteer is someone who does work because they want to, without being paid. kendi isteği ile bir vazifeye giren kimse; gönüllü; gönüllü asker; (huk.) kendisine karşılıksız olarak mal verilen kimse; ekilmeden büyüyen bitki; gönüllülerden ibaret; kendiliğinden büyüyen 0 4 days ago
vomit Vomit is stuff from your stomach that might come out your mouth if you are sick. kusma; kusturucu ilâç. 0 4 days ago
voodoo Voodoo is a small religion from the Caribbean, most common in Haiti and Louisiana. Voodoo comes from west African shamanism (called Vodu). In voodoo many gods and spirits are called to do magic. zencilere has bir çeşit büyü; zenci büyücü; zenci büyücülüğüne ait 0 4 days ago
vow A vow is a promise. Often, a vow is a special promise that is made formally or in front of other people. ant; yemin; adak 0 4 days ago
voyage A voyage is a trip involving significant travel; a long trip. yolculuk; deniz yolculuğu; seyahat 0 4 days ago
vulgar If something is vulgar, it is obscene or offensive. kaba; terbiyesiz; aşağılık; bayağı; umumi; adi; umuma mahsus; pespaye 0 4 days ago
vulnerable If something is vulnerable, it can be harmed or attacked easily. yaralanması mümkün; zedelenir; incinebilir. vulnerabil'ity yaralanma olanağı. vulnerably yaralanacak halde. 0 4 days ago
wacky If something is wacky, it is amusing in a slightly peculiar way. (argo) mantıksız; sapık; kaçık; tuhaf; manyak. wackily mantıksızca. wackiness kaçıklık. 0 4 days ago
wage Wages is the money a person is paid for doing their job. ücret; gündelik; yevmiye; maaş; aylık 0 4 days ago
wager If you wager, you make a bet (gamble). bahis; bahis tutuşma; bahis tutuşmak. 0 4 days ago
wagon A wagon is a cart with four wheels. (İng.) waggon dört tekerlekli yük arabası; dört tekerlekli açık oyuncak araba; (k. dili) tevkif edilenleri taşımaya mahsus polis arabası; tekerlekli servis masası; (İng.) yük vagonu; katar; (argo) zırhlı savaş gemisi. on the wagon (k. dili) içkiyi bırakmış durumda. fix someone' wagon (A.B.D.) 0 4 days ago
waist Your waist is the narrow point between your hips and your chest. bel; herhangi bir şeyin orta kısmındaki girinti; kadın elbisesinin üst kısmı; bulüz; geminin orta kısmı; bel. 0 4 days ago
wait If you wait for someone or something, you do something (or nothing) until something else happens. beklemek 0 4 days ago
waiter A waiter is the person at a restaurant who takes your order and brings the food to you. garson; bekleyen kimse; tepsi. waitress kadın garson. 0 4 days ago
wake If you wake up, you stop sleeping. uyanmak; kaldırmak; uyandırmak 0 4 days ago
walk If you walk, you go on foot, step by step. Walking is slower than running. yürümek; yürüyerek gitmek; yaya gitmek; davranmak; hareket etmek; yürütmek; yavaş gezdirmek; beraberinde yürüyüşe çıkmak 0 4 days ago
walking The present participle of walk. gezme; yürüme. walking beam makinada kuvvet nakleden ve muntazam rakkas hareketiyle işleyen kol. walking delegate sendika temsilcisi. walking dictionary her kelimenin anlamını söylemeye hazır olan kimse; canlı sözlük. walking legs yürüyebilme gücü. walking papers (k. dili) işten kovulma kâğıdı. walking race yürüme yarışı. walking stick baston; asa; sopa çekirgesi gibi bir böcek; (zool.) Phasmidae. 0 4 days ago
Showing 4741–4760 of 4941 words