Manage your vocabulary learning progress
Word Definition Turkish Popularity Added
reasonable A reasonable amount or number is not too much or too big. makul; mantıklı; akla uygun; uygun. reasonableness uygunluk. reasonably makul surette; oldukça. 0 4 days ago
recent Something that is recent has happened a short while ago. yeni; yeni olmuş; yakında olmuş; (bh); (jeol.) dördüncü zamana ait. recently geçenlerde; son zamanlarda. recentness yeni vuku bulma. 0 4 days ago
reckless If you are reckless, you act without caring about problems your action might cause. dünyayı umursamayan; kendini tehlikeye atan; dikkatsiz; kayıtsız; pervasız. recklessly pervasızca; hiç bir şey düşünmeden. recklessness pervasızlık; cüretkârlık. 0 4 days ago
regional A regional office, centre, director, etc. is the one for that region. bölgesel; mıntıkaya ait veya mahsus. regionally bölgeye göre; mıntıka mıntıka. 0 4 days ago
regular A regular event repeats after a similar amount of time or space. muntazam; nizamlı; kurallı; usule uygun; kaideye muvafık; (mat.) kenar ve açıları birbirine eşit; (bot.) muntazam; (ask.) nizami (asker) 0 4 days ago
relative Compared to something else. nispi; izafi; göreli; bağıntılı; bağlı; ilişkin; dair; başkasına nispetle vaki olan 0 4 days ago
relevant If something is relevant, it is connected to a topic in a meaningful way. uygun; münasebeti olan; alâkalı; ilgili. relevance; relevancy münasebet; ilgi; alaka; uygunluk. 0 4 days ago
reliable Something or someone that is reliable can be trusted or believed. güvenilir; itimat edilir; muteber; emniyetli. reliability; reliableness itimada lâyık olma. reliably güvenilir surette. 0 4 days ago
religious If something is religious, it is related to or about religion. dindar; dini; dinsel; dine ait; dini bir tarikata mensup; mezhebe ait; sofu; mutaassıp 0 4 days ago
remarkable Something worth noticing; not common; extraordinary. dikkate değer; tuhaf; garip; olağanüstü; harikulade. remarkableness fevkaladelik. remarkably dikkate lâyık derecede; çok. 0 4 days ago
remote Something that is remote is a long way off, distant, not near anything. uzak; ırak; yabancı; ecnebi; ayrı; pek az. remote control uzaktan idare (cihazı) remotely uzaktan. remoteness uzaklık. 0 4 days ago
removed Separated in time, space, or degree. uzak; ayrı; alâkası olmayan. a first cousin twice removed kuzenin torunu. 0 4 days ago
respectable If a person is respectable, the deserve respect. hürmete lâyık; namuslu; hatırı sayılır; epeyce; hayli; ahlâk veya davranışları iyi; dış görünüşü iyi. spectably hürmete lâyık şekilde; namusu ile. 0 4 days ago
respiratory A respiratory problem refers to something that affects breathing or the lungs. solunumla ilgili; solunumda kullamlan; solunumun sebep olduğu. respiratory system solunum sistemi. 0 4 days ago
restless If you are restless, you want to do something else. hiç durmayan; dinmeyen; hiç rahat durmaz: uyuyamaz; uykusuz: rahatsız: vesvessli: değişiklik isteyen; hareketsiz kalamayan. restlessly rahat durmadan. restlessness hareketsiz kalamama. 0 4 days ago
revolutionary If something is revolutionary, it causes great change. devrim kabilinden; inkılâpçı; devrimci; ihtilâlci; devrimci veya inkılâpçı kimse; ihtilâlci kimse. 0 4 days ago
rich When someone is rich, they have a lot of money and things. zengin; servet sahibi: mümbit; bitek; verimli; bereketli; bol; çok: mükellef: lezzetli; yağlı 0 4 days ago
ridiculous Describes something that deserves ridicule, is foolish or absurd gülünecek; gülünç: maskaralık nev'inden: tuhaf; saçma. ridiculously maskaraca; gülünç surette. ridiculousness tuhaflık; gülünçlük. 0 4 days ago
right When something is right, it is correct. doğru; düz: doğrulu; dik: haklı; âdil; insaflı: uygun; münasip: doğru; gerçek; gerçeğe uygun 0 4 days ago
righteous A righteous person is someone who is free from sin or guilt. dürüst; erdemli; doğru; adil; adalete uygun olan. righteously doğrulukla. righteousness doğruluk; dürüstlük. 0 4 days ago
Showing 541–560 of 773 words