Manage your vocabulary learning progress
Word Definition Turkish Popularity Added
artistic If something is artistic, it is an example of good art. sanat yönü olan; estetik güzellie sahip; sanatkârane; güzel sanatlara ait. artistically sanatkârca; sanatkârane bir şekilde. 0 4 days ago
ashamed Feeling shame or guilt. utanmış; mahcup olmuş. 0 4 days ago
asleep If you are asleep, you are sleeping. uykuda olan; uyuşmuş; uyurken 0 4 days ago
athletic Having to do with athletes. atletik; atletlere ait. athletically atletik bir şekilde.athleticism atletizim sporculuk.athletics ) atletizm. 0 4 days ago
atomic Atomic means it is about atoms, which are very small. atomik; atomal: çok küçük atomic bomb atom bombası. atomic energy atom enerjisi. atomic heat (kim.) atomal ısı. atomic number (fiz.) atomal sayı. atomic weight atomal ağırlık. atomics nükleer fizik. 0 4 days ago
authentic Of the same origin as claimed; genuine. güvenilir; inanılır; sahih; hakiki. authentic'ity güvenilir olma; sıhhat; salâhiyet. authen'tically güvenilir şekilde. 0 4 days ago
automatic If something is automatic, it works by itself. kendiliğinden hareket eden; otomatik; otomatik tabanca. automatic pilot uçağı idare eden otomatik tertibat. automatically otomatik olarak; otomatikman. 0 4 days ago
available If something is available, it exists and you can use it. kullanışlı; hazır; elde mevcut; piyasada bulunan. availabil'ity; avail'ableness hazır bulunma; muteber olma. 0 4 days ago
average To be average is to be not one extreme or another. ortalama; sıradan 0 4 days ago
awake If you are awake, you are not asleep. uyanık; tetikte; uyandırıcı. 0 4 days ago
aware If you are aware of something, you know about it. haberdar; farkında; vakıf 0 4 days ago
awful Very bad. So bad that people don't want to think about it. korkunç; dehşet verici; müthiş; berbat; çok kötü; (k.dili.) heybetli; iri awfully (k.dili.) çok; çok fena. 0 4 days ago
awkward An awkward person or animal is clumsy, lacks agility, dexterity or grace. eli işe yakışmaz; sakar; hantal; biçimsiz; yakışık almayan; münasebetsiz; kaba; idaresi güç. awkwardly acemicesine. awkwardness beceriksizlik 0 4 days ago
bad If something is bad, it is not good. (worse worst) kötü; nahoş; değersiz; kifayetsiz; yanlış; kusurlu; geçersiz; bozuk 0 4 days ago
bald Someone who is bald has a head without hair on it. dazlak; kel; saçları kısmen veya tamamen dökülmüş; çıplak; çorak; sade; süssüz (üslup v.b.); gizli olmayan 0 4 days ago
bankrupt If you are bankrupt you have declared bankruptcy (protection by law from debt you cannot pay). müflis (kimse); iflas etmiş olan (kimse) 0 4 days ago
bare If something is bare, it is just enough to get by. çıplak 0 4 days ago
basic When something is basic, it is simple. esas; temel; esas teşkil eden; (kim) bazal; (ask.) acemi basic English ingilizce oğretiminde kullamlan kelime bilgisi sınırlı basit ingilizce basic slag çelik imalatında elde edilen fosfatlı bir cins gübre. basically temel olarak; esasmda. 0 4 days ago
beautiful If something is beautiful, it is very good to look at it. güzel; latif; hoş; zarif. beautifully güzel bir şekilde. 0 4 days ago
better The comparative form of good; more good. daha iyi 0 4 days ago
Showing 41–60 of 773 words