Manage your vocabulary learning progress
Word Definition Turkish Popularity Added
blew The past tense of blow. (bak.) blow. 0 5 days ago
blind If someone or something is blind, they can't see. kör; âmâ; anlayışsız; anlamamakta direnen; şuursuz; gözü kararmış; duygusuz; anlaşılması güç 0 5 days ago
blink If you blink, you close your eyes for a very short time. göz kırpmak; yarı kapalı gözlerle bakmak; göz atmak; pırıldamak; ışıldamak; kaçınmak; gözlerini gerçeğe kapamak; göz kırptırmak 0 5 days ago
bliss To be in a state of bliss is to be very happy or content. saadet; neşe; mutluluk. blissful neşe dolu blissfully neşeyle. blissfulness neşelilik. 0 5 days ago
block A block is a hard piece of material, usually with six smooth sides. büyük parça (ağaç kaya v.b.); bitişik bir sıra bina; blok; iki kavşak arasındaki mesafe; tahta tezgah; mezatlarda tellalın üzerinde satış yaptığı tahta; üzerinde kelle uçurulan tahta; şapka kalıbı 0 5 days ago
bloke A bloke is a boy or a man. ing.; (argo) herif; adam. 0 5 days ago
blond A blond is a person with blond colored hair. açık renk; sarışın; sarışın kimse; ipek tül veya dantel; bilhassa siyah veya beyaz ipek dantel. 0 5 days ago
blonde A blonde is someone who has fair (light colored) skin and hair and is usually a woman. sarışın. 0 5 days ago
blood Blood is a red liquid inside a person or animal's body that carries nutrients and oxygen to the other parts of the body. kan; bitkilerin suyu; özsu; kan dökme; mizaç; huy; nesep soy; asalet 0 5 days ago
bloody You use bloody to emphasize what you're saying. kanlı; kan gibi; kana susamış; gaddar; zalim; Ing.; (argo) Allahın belası; uğursuz 0 5 days ago
bloom A bloom is a flower. çiçek; çiçek açma; çiçeklenme; tazelik; taravet; gençlik; yanakların pembeliği; meyva üzerindeki buğu 0 5 days ago
blossom A blossom is a flower of a plant that will become a fruit. çiçek; meyva baharı; çiçeklenmiş. 0 5 days ago
blouse A blouse is a shirt for women or girls, usually having buttons. bulüz; gömlek 0 5 days ago
blow If wind, air, etc. blows, it moves. üflemek; esmek 0 5 days ago
blown The past participle of blow. şişmiş; soluğu kesilmiş; nefes nefese olan; içine sürfe bırakılmış; üflemek suretiyle meydana getirilmiş. 0 5 days ago
blue One of the colors people can see mavi renk; gök mavisi rengi; çivit; mavi üniformalı kimse; sembolü mavi olan bir zümrenin üyesi; mavi; morarmış; çürük (cilt et) 0 5 days ago
bluff A bluff is an action which suggests you are strong when you are not. blöf 0 5 days ago
blunt When something is blunt, it has a thick end and is not sharp. kör; keskin olmayan (bıçak makas); lafını sakınmayan; açık konuşan; pervasız; anlayışı kıt; gabi; hissiz 0 5 days ago
board A board is a group of people who govern something. tahta; heyet; kurul; borda; sancak 0 5 days ago
boarding The present participle of board. tahta kaplama; tahta parmaklık. boarding house pansiyon. boarding school yatılı okul; leyli mektep. 0 5 days ago
Showing 661–680 of 4941 words