Manage your vocabulary learning progress
Word Definition Turkish Popularity Added
rode The past tense of ride. (bak.) ride. 0 4 days ago
roll To roll is to move by turning over many times. Round things like balls can roll. yuvarlamak; yuvarlanmak 0 4 days ago
rolling The present participle of roll. yuvarlanma; yuvarlanış; yuvarlanan; inişli yokuşlu; dalgalı; sallanan; devrik (yaka); gürleyen. rolling mill hadde fabrikası 0 4 days ago
rot If something rots it spoils. Rotting is how something turns into dirt (soil) because of bacteria and fungus. çürümek 0 4 days ago
rub If you rub something, you move against it, often backward and forward. sürtmek; dokundurmak 0 4 days ago
ruin To wreck something, to make it useless, to break something. harap olma; harabiyet; yıkılma; tahrip; harabe; virane; perişanlık; helâk 0 4 days ago
ruling The present participle of rule. yönetim; hükümdarlık; yargı; hüküm; hukuki karar; cetvelle çizgi çizme; cetvelle çizilmiş çizgi. 0 4 days ago
run If you run, you go quickly, with both feet off the ground at one time. koşmak 0 4 days ago
running The present participle of run. koşuş; koşma; akıntı; akıntı miktarı; koşan; koşuya ait; sarılgan; sürüngen (bitki) 0 4 days ago
rush If you rush, you move or work quickly. acele etmek; aşıkmak; ivmek 0 4 days ago
sabotage If a building, event, etc. are sabotaged, they are damaged so that they can't work properly. (Fr.) sabotaj; baltalama; sabotaj yapmak. 0 4 days ago
said The past tense and past participle of say. (bak.) say. 0 4 days ago
sailing The present participle of sail. gemi ile yolculuk; gemicilik; (den.) kalkış saati. sailing boat yelkenli gemi. sailing orders sefer talimatı. 0 4 days ago
salvage If something is being salvaged, it is being rescued from a dangerous or difficult situation. kurtarılan mal; deniz kazasından veya yangından kurtarılan mal; deniz kazasından veya yangından kurtarma ücreti; (sig.)ortalı eşyanın yangından kurtulması veya bunların satışıyle temin edilen gelir; (eşya) kurtarmak. salvageable ka zadan kurtarılabilir. 0 4 days ago
sang The past tense of sing. (bak.) sing. 0 4 days ago
sat The past tense and past participle of sit. (bak.) sit. 0 4 days ago
satisfy If you satisfy something, you fulfill it or meet its needs. memnun etmek; razı etmek; hoşnut etmek; tatmin etmek; ikna etmek; doyurmak; kafi gelmek; sağlamak 0 4 days ago
save If you save something, you keep it; you do not give it or toss it away. kurtarmak; korumak; saklamak; tasarruf etmek; kaydetmek; para biriktirmek 0 4 days ago
say When you say something, you share it in words. (said) (ünlem) demek; söylemek; tekrarlamak; ezbere söylemek; denilen şey; söz; söz sırası; hemen hemen 0 4 days ago
saying The present participle of say. söz; lakırdı; darbımesel; tabir. 0 4 days ago
Showing 761–780 of 1048 words