| Word | Definition | Turkish | Popularity | Added |
|---|---|---|---|---|
| quote | To use someone's exact words. | aktarmak; aktarma yolu ile söylemek; birinin sözünü tekrarlamak; (tic.) (fiyat) söylemek; piyasa fiyatını söylelemek; (matb.) tırnak içine almak; (k. dili) aktarılmış söz; tırnak işareti. | 1 | 4 days ago |
| rage | An emotion of wild anger. | şiddetli öfke; gazap; hiddet; köpürme; coşku; heyecan; moda; çok rağbet gören sey | 1 | 4 days ago |
| ransom | A ransom is the money demanded by criminals usually paid for the release of a kidnapped person. | fidye; fidye ile serbest bırakılma | 1 | 4 days ago |
| reaction | A reaction is an action that happens because of another action. | tepki; karşı koyma; tepkime; mukabele; karşılık; aksi tesir; irtica; (biyol.) tepke | 1 | 4 days ago |
| reception | A reception of something is how well it is doing. | alma; alınma; kabul; kabul etme; misafir kabulü; kabul merasimi; resepsiyon; radyoda ses alma. reception room bekleme odası. | 1 | 4 days ago |
| recruit | If you recruit people, you try to get them to come and work or study with you or to join your group. | ordu veya donanma için nefer kaydetmek; acemi asker toplamak; ikmal etmek eksiğini doldurmak; sıhhati iyileşmek; düzelmek. recruitment acemi asker kaydetme. | 1 | 4 days ago |
| reindeer | A reindeer is a type of deer that lives in the Arctic. | (tek.); (çoğ.) ren (geyik); kuzey geyiği; (zool.) Rangifer tarandus. reindeer moss renlikeni; (bot.) Cladonia rangiferina. | 1 | 4 days ago |
| responsible | If you are responsible for something, you did it or it happened because of something that you did. | mesul; sorumlu; sağduyulu; itimada layık; borcunu ödeyebilecek durumda olan; mesuliyetli. They are responsible to me for the results So nuçlardan onlar bana karşı mesuldür. responsibly itimada layık olarak. | 1 | 4 days ago |
| roast | If you roast vegetables or meat, you cook it over a fire or in an oven for a long time. | fırında kızartmak; kebap etmek; (kahve) kavurmak; (k. dili) takılmak; alay etmek; (k. dili) azarlamak; haşlamak; tavlamak | 1 | 4 days ago |
| rogue | A rogue is an unprincipled, unreliable, and deceitful person. They do not listen to authority and do not follow rules or laws. | derbeder kimse; çapkın veya sefil kimse; hırsız; dolandırıcı; hilekâr kimse; yaramaz kimse; külhani; azgın fil | 1 | 4 days ago |
| scholar | A scholar is a student who studies at school or college. | alim; bilgin; edebi ilimlerde araştırma yapan kimse. | 1 | 4 days ago |
| sensation | A sensation is a feeling one experiences. | duyu duygu; his; seziş; duyarlık; hayret verici şey; heyecan uyandıran olay; sansasyon. | 1 | 4 days ago |
| share | When you share something, you let another person use it. | paylaşmak | 1 | 4 days ago |
| shave | When you shave hair, you remove all of it with a sharp object such as a razor. | (shaved shaven) tıraş etmek; kazımak; sıyırıp geçmek; sürtünür gibi geçmek; rendelemek; tıraş olmak; tıraş; ince dilim | 1 | 4 days ago |
| shook | The past tense of shake. | fıçı veya sandık yapmak için hazırlanmış malzeme; başak demetleri kümesi; fıçılık tahtaları demet haline getirmek. | 1 | 4 days ago |
| sir | You use sir to speak or write to a man formally to be polite. | efendim; beyefendi: b.h. bir asalet ünvanı; sör. | 1 | 4 days ago |
| sleep | If you sleep, you rest quietly with eyes shut, usually in bed for many hours at night. | uyumak | 1 | 4 days ago |
| sleeping | The present participle of sleep. | uyku hali; uyuyan; uykudaki; uyku için kullanılan. sleeping bag uyku tulumu. sleeping Beauty Uyuyan Güzel. sleeping car yataklı vagon. sleeping partner ing. işin idaresine karışmayan ortak. sleeping pill uyku hapı. sleeping sickness uyku hastalığı. | 1 | 4 days ago |
| solitary | A solitary is a person who lives alone. | yalnız; münferit; ıssız; tenha; kasvetli; tek; bir; tek başına | 1 | 4 days ago |
| solo | A solo is a piece of music for one performer. | (çoğ.)--li) solo; iskambilde iki veya üç ortağa karşı tek başına oynanan oyun; (müz.) tek ses veya çalgı için; solo | 1 | 4 days ago |
Showing 81–100 of 4941 words