| Word | Definition | Turkish | Popularity | Added |
|---|---|---|---|---|
| capable | If someone or something is capable of something, they can do it. | muktedir; ehliyetli; kabiliyetli. cspableness muktedir olma. capably kabiliyeti sayesinde başararak. | 0 | 4 days ago |
| cardiac | Something that is cardiac is related to the heart. | (anat.) kalbe ait; kalple ilgili; yüreği tembih eden; mide ağzına ait; kalp'hastası; kalp ilâcı. cardiacdilatation kalp büyümesi. cardiac insuffi ciency kalp kifayetsizliği. cardiac murmur kalp hırıltısı. cardiac valve kalp kapağı. | 0 | 4 days ago |
| careful | If you are careful, then you do not take risks and are cautious; you have care. | dikkatli; itinalı; tedbirli; ölçülü. carefully dikkatle. carefulness dikkat; dikkatli olma. | 0 | 4 days ago |
| careless | If you are careless, then you don't have caution or care. | dikkatsiz; ilgisiz; kayıtsız; düşünülmeden söylenmiş veya yapılmış; ihmalkar. carelessly ihmalkar bir şekilde; dikkat etmeden. carelessness dikkatsizlik; ihmal. | 0 | 4 days ago |
| casual | Something that is casual is relaxed and not formal. It's the way we act when we're with friends and family. | tesadüfen olan; kasıtlı olmayan; rasgele; dikkatsiz; ihmalci; ilgisiz; ihtiyaç oldukça gündelikle tutulan işçi; yerine henüz yerleşmemiş hayvan veya bitki. casual clothes günlük elbiseler. casually dikkat etme(den.) casualness ilgisizlik | 0 | 4 days ago |
| cautious | Someone who is cautious is careful, uses or exercises caution, and is tentative. | ihtiyatlı; tedbirli; sakıngan; dikkatli. cautiously ihtiyatla cautiousness ihtiyatlılık. | 0 | 4 days ago |
| cellular | If something is cellular, it is about a cell or cells. | hücrelerle ilgili; hücreleri olan; hücreli. cellular structure hücreli bünye. | 0 | 4 days ago |
| certain | If you are certain of something, you believe it to be true without doubt. | katı kesin; emin; kaçınılmaz; muhakkak; şüphesiz; belirli; muayyen; kararlaşmış | 0 | 4 days ago |
| cheap | If something is cheap, it costs very little money. | ucuz; ehven; az zahmetle elde edilebilen; ucuzca; faizi ehven (borç para); satın alma gücü düşmüş olan (para); bayağı; adi. dirt cheap çok ucuz. cheapskate (ABD) | 0 | 4 days ago |
| cheerful | A person that is cheerful is happy and optimistic. | neşeli; şen; hoş; neşe saçan; içten gelen. cheerfully neşeyle. cheerfulness neşelilik. | 0 | 4 days ago |
| childish | If you are childish, you act like a small child. | çocuksu; çocuğumsu; saçma. childishly çocukça. childishness çocuksuluk. | 0 | 4 days ago |
| chilly | If it is chilly it is a little bit cold, but not very cold. | serin; soğuk; üşütücü; soğuğa karşı hassas; soğuk bir şekilde. chillily soğuk bir şekilde. chilliness soğuk; soğuk davranış. | 0 | 4 days ago |
| civil | About the citizens of a country, especially as opposed to the government, army, police, religion, etc. | vatandaslarla ilgili; hükümete ait; milli; sivil; ferdt; bireysel; vatandaşlık icaplanndan; medeni | 0 | 4 days ago |
| civilized | If a society or culture is civilized, it is advanced and very developed. | medeni; uygar; kibar; nazik; ince. | 0 | 4 days ago |
| classic | If something is classic, it's typical. | klasik; özellikle sanat ve edebiyatta eski Yunan ve Roma tarzında; örnek teşkil edecek şekilde olan; belirli sanat ve bilim kurallarına uygun; edebi ve tarihi değeri olan; klasik eser; klasik eserler vermiş olan yazar; klasikleri iyi bilen kimse | 0 | 4 days ago |
| classical | Classical ideas or styles are those that were very common at a time in the past and sometimes continue into the present. | klasik; klasik değerde olan; klasik öIçülere uygun; mükemmel; şaheser. classical'ity klasiklik classically klasik olarak; eski usullere göre. | 0 | 4 days ago |
| classy | If something is classy, it is elegant or highly fashionable. | (argo) harikulade; sosyetik; şık; kibar. | 0 | 4 days ago |
| clean | If something is clean, it is free from dirt | temiz; arı; arın | 0 | 4 days ago |
| clever | A person that is clever is able to think quickly and sharply. | akıllı; zeki; becerikli; kabiliyetli. cleverhl akılca; zekice. cleverness akıllık; beceriklilik. | 0 | 4 days ago |
| clinical | Clinical work or practice is related to the observation and treatment of patients. | klinik ile ilgili; duygulardan arınmış bilimsel; nesnel. clinical thermometer derece. clinically klinik ile ilgili olarak. | 0 | 4 days ago |
Showing 81–100 of 773 words