Manage your vocabulary learning progress
Word Definition Turkish Popularity Added
await If you await something, you wait for it. beklemek; intizar etmek; gözlemek; hazır olmak. 0 4 days ago
backed The past tense and past participle of back. arkası olan; yardım edilmiş; himaye edilmiş; arkalıklı (iskemle v.b.); çifte dokunmuş. 0 4 days ago
backing The present participle of back. yardım; müzaheret; tasdik; arka; arkalık; destek. 0 4 days ago
badly In a bad way. fena halde; (k.dili.) çok. 0 4 days ago
bake If you bake something, you cook it with dry heat all around it, usually in an oven. fırında pişirmek; kızartmak; ateşte kurutmak. baking fırında pişirme; bir pişim. baking powder krem tartar ve karbonat karışımı kabartıcı toz; baking powder. baking soda sodyum bikarbonat; karbonat. 0 4 days ago
ban If you ban someone, you disallow or block someone from doing something. beyanname; tebliğ; bildiri; ortaçağda seferberlik ilanı. banns (çoğ.) nikâh ilânı; evlenme beyannamesi. publish the banns nikâh kâğıtlarını asmak; nikâhı ilân etmek. 0 4 days ago
barely If you can barely do something, you can do it only with great difficulty or effort. ancak; güçbelâ; açıkça; gizleme(den.) 0 4 days ago
batting The present participle of bat. tabaka halinde pamuk (yorgan veya şiltede kullanılır); (spor) bazı top oyunlannda vuruş. 0 4 days ago
be This verb tells us that a thing is present, or in a place. imek; var; bulunmak; olmak; var olmak 0 4 days ago
bearing The present participle of bear. hal; tavır; davranış; mahsul; ürün; verme; hasıl etme; taşıma 0 4 days ago
beat If you beat someone or something, you hit it, usually many times. vurmak; atmak; yenmek 0 4 days ago
became The past tense of become. (bak.) become. 0 4 days ago
become If x becomes y, it changes into y or changes to be more y. olmak: yakışmak; yaraşmak; gitmek What became of? ne oldu? nereye gitti? ne yaplyor? become due vadesi gelmek. 0 4 days ago
becoming The present participle of become. cazip; çekici; uygun; münasip; oluş; gelişim becomingly uygun bir şekilde. becomingness uygun oluş. 0 4 days ago
beg If you beg someone for something or to do something, you ask them very strongly, but you are in a weak position. dilenmek; sadaka istemek; dilemek; rica etmek. beg off mazeret beyan etmek. beg the uestion dava veya iddiayı ispat olunmuş farzetmek. 0 4 days ago
began The past tense of begin. (bak.) begin. 0 4 days ago
begin When you begin something, you start to do the first part of a longer action. başlamak; ilk adımı atmak (bir işte); meydana gelmek; vücut bulmak; zuhur etmek; başlatmak; önayak olmak; ihdas etmek. 0 4 days ago
begun The past participle of begin. (bak.) begin. 0 4 days ago
being The present participle of be. oluş; varoluş; mevcudiyet; varlık; var olan şey; insan; beser. Supreme Being Allah; Tanrı 0 4 days ago
believe When you believe, you have faith in something. inanmak; güvenmek; itimat etmek; iman etmek; zannetmek; "in" ile güvenmek; itimat etmek Believe me! Sözüme inan! believable inanılır believer iman eden kimse. 0 4 days ago
Showing 121–140 of 1048 words