| Word | Definition | Turkish | Popularity | Added |
|---|---|---|---|---|
| jumbo | A jumbo is something that is very big. | çok büyük; iri; azman; çok iri yapılı kimse veya şey. jumbo jet beş yüz insan taşıyabilen jet. | 0 | 7 days ago |
| jungle | A jungle is an area covered in trees. | çok sık ağaçlı ve yüksek otlu vahşi orman; çengel; çok sık ve karışık yeşillik. jungle cat bir yaban kedisi; (zool.) Felis chaus. jungle fever batı Hindistan ormanlarına özgü çok şiddetli sıtma. jungle fowl Hint kuşu; yaban tavuğu. | 0 | 7 days ago |
| junk | Junk is things that nobody wants or needs. | Çin sularında kullanılan bir çeşit yelkenli gemi. | 0 | 7 days ago |
| junkie | A junkie is a drug addict. | (argo) ilaç veya eroin tiryakisi olan kimse. | 0 | 7 days ago |
| jurisdiction | Jurisdiction is the power or right to exercise authority. | (huk.) yargılama hakkı; hâkimin yargılama dairesi; salahiyet; yetki; hükümet; hükümetin nüfuz dairesi. jurisdictional hükümet nüfuzuna veya nüfuz dairesine ait; işçi sendikalarının yetki alanına ait. jurisdictional dispute sendikalar arasında çıkan anlaşmazlık; hukuki yetkili daire hakkında anlaşmazlık | 0 | 7 days ago |
| jury | A jury is a group of people who decide a court case's result. | jüri | 0 | 7 days ago |
| justice | You need justice when you have been treated unfairly, cheated, hurt, or denied your basic rights by others. | adalet; hak; hakkaniyet; doğruluk | 0 | 7 days ago |
| karate | Karate is a Japanese fighting sport that uses striking techniques with the hands, feet, elbows, and knees, as well as blocking techniques. | göğüs göğüse mücadelede özellikle el kenarı ve parmaklarla ani ve keskin vuruşlar yapılan bir doğu saldırı yöntemi; (spor) karate. karate-chop kara- tede uygulanan yanlamasına keskin vuruş. | 0 | 7 days ago |
| keeper | A keeper is someone who keeps something. | saklayan veya koruyan kimse; bekçi; gardiyan; bakıcı; uzun zaman dayanan şey. keeper of the King' conscience İngiltere'de başhakim. | 0 | 7 days ago |
| keg | A keg is a kind of barrel. | küçük fıçı; varil. | 0 | 7 days ago |
| kettle | A container for boiling liquids or cooking food. | tencere; çaydanlık; kazan; güğüm; kayada veya buzulda kazan biçimindeki oyuk. That' a fine kettle of fish Ayvayı yedik iş iyice karıştı. | 0 | 7 days ago |
| key | A key is a small instrument, usually metal used to open locks. | anahtar; açar; açkı; tuş | 0 | 7 days ago |
| kid | A child or young person. | çocuk; delikanlı; oğlak | 0 | 7 days ago |
| kidney | Kidney is an organ that is part of the human body. It cleans the blood and makes urine (pee) which is the dirty water that needs to leave the body. | böbrek; böbrek şeklinde şey; soy; tip; huy. kidney bean fasulye kidney machine böbrek makinası. | 0 | 7 days ago |
| killer | Someone who kills. Usually this mean someone who kills other people, and does not have a good reason to kill. | ölduren şey veya kimse; ( (A.B.D.) ( argo) çok cazibeli kimse. killer whale yunus ballğı cinsinden ve sekiz on metre boyunda tehlikeli bir balina. | 0 | 7 days ago |
| kind | Type, variety. | tür | 0 | 7 days ago |
| kindergarten | Kindergarten is a place (or school) where young children learn (usually for five- and six-year-olds). | ana mektebi; anaokulu. kindergartner anaokulu öğretmeni veya öğrencisi. | 0 | 7 days ago |
| kingdom | A country that has a king or queen. The king or queen might control the kingdom, or might just be symbols of the country. | krallık; hükümdarlık; hükümet; saltanat; krallık ülkesi; (biyol.) âlem. kingdom come öteki dünya; cennet; ahret.kingdom of heaven Allahın hâkim oldugu ülke. the United Kingdom Büyük Britanya ile Kuzey İrlanda. | 0 | 7 days ago |
| kiss | The act of placing your lips on something, usually to show love or affection. | öpuş öpücük; buse; hafif temas; öpülür. kissing bug insanın yanak veya dudağını ısıran zehirli bir böcek; (zool.) Reduvius personatus; kan emen böcek. | 0 | 7 days ago |
| kit | A kit is a collection of tools. | yavru kedi encik enik. | 0 | 7 days ago |
Showing 1481–1500 of 2952 words