| Word | Definition | Turkish | Popularity | Added |
|---|---|---|---|---|
| lightning | A flash of light caused by electrical discharge in the atmosphere. | şimşek; yıldırım. lightning arrester elektrik aletlerini yıldırımdan koruyan aygıt. lightning bug ateşböceği. lightning conductor; lightning rod yıldırımsavar; paratonerç lightning glance şimşek çakışı gibi bir bakış; bir göz atış. chain lightning; forked lightning zikzak çakan şimşek. heat lightning ufukta görülen sessiz şimşek. like lightning şimşek gibi; çok çabuk. sheet lightning bulutlar arkasından yalnız ışık gösteren şimşek zikzak şimşeğin yansıttığı ışık. with lightning speed yıldırım hızı ile. | 0 | 7 days ago |
| lights | The plural form of light; more than one (kind of) light. | (çoğ.) hayvan akciğeri. | 0 | 7 days ago |
| limb | A limb is either a leg or an arm. | uzuv | 0 | 7 days ago |
| lime | A lime is a green citrus fruit that has a sour taste, like a lemon but usually smaller. | lim; misket limonu; lim ağacı; lim rengi; lim yeşili | 0 | 7 days ago |
| limit | The limit is the edge of how far something can go. It can go up to the limit but no farther. | kısıtlayıcı; sınırlayıcı; had | 0 | 7 days ago |
| limp | A limp is an irregular gait. | yumuşak; eğilip bükülen: gevşek; zayıf (irade) limply yumuşak olarak; gevşek olarak. limpness gevşeklik. | 0 | 7 days ago |
| line | A line is a mark that is long, straight and very thin. | hat; çizgi; doğru; kuyruk; sıra; satır; dize; mısra | 0 | 7 days ago |
| linen | Linen is a material that some cloth is made of. It comes from the flax plant, and in the past, bed sheets were often made from it, before cotton was used. | keten; keten kumaş; keten çamaşır | 0 | 7 days ago |
| lingerie | Lingerie is women's underwear, specially if intended to look erotic | kadın iç çamaşırı ve gecelik. | 0 | 7 days ago |
| lion | A type of big cat from Africa, India and some of Europe; Panthera leo. | aslan; (zool.) Felis leo: Aslan burcu; Aslan takımyıldızı; göze çarpan kimse veya şey; cesur kişi; aslan gibi adam. lion hearted aslan yürekli; cesur; kahraman. lionlike aslan gibi | 0 | 7 days ago |
| lip | The edge of an opening, especially, the human mouth (often plural). | (-ped -ping) dudak: kenar; uç; yaranın kenarı; (anat.); (zool.) dudak şeklinde şey; dudak: nefesli sazların ağızlığı: nefesli sazın ağıza yerleştirilme şekli: (argo.) küstahlık | 0 | 7 days ago |
| lipstick | Lipstick is a colored stick used to paint the lips a certain color. | dudak boyası; ruj. | 0 | 7 days ago |
| liquid | A basic state of things that is similar to water. Not solid or gas. | sıvı; su gibi akan; akıcı; akışkan: sulu; ıslak: şeffaf; berrak; paraya kolayca tahvil edilebilir; (dilb.) ''l" ve "r" harfleri gibi yarım sesli | 0 | 7 days ago |
| liquor | Liquor is a liquid that is obtained by cooking meat or vegetables. | içki: sert içki: sıvı madde: su içinde eritilmiş ilâç | 0 | 7 days ago |
| list | A list is a group of related words, often in some order, often to help you remember something. | liste | 0 | 7 days ago |
| literature | Literature is the text of something written. | edebiyat: yazılmış kitaplar; eserler: edebi meslek: (müz.) belirli bir çalgı veya çalgı takımı için yazılmış parçaların bütünü: hususi bir mevzu hakkındaki eserler. | 0 | 7 days ago |
| litter | Litter is rubbish that is left alone on the floor. | döküntü; çerçöp yığıntısı; intizamsızlık; karışıklık; kedi veya köpek gibi hayvanın bir defada doğurduğu yavrular; tahtırevan; sedye | 0 | 7 days ago |
| liver | A large organ in the body that makes bile, and controls chemicals in the blood. | karaciğer | 0 | 7 days ago |
| lizard | Any of many kinds of reptiles that has four legs, a long tail, and no shell. | kertenkele; (zool.) Lacertilia; Sauria; kertenkeleye benzer hayvanların her biri. | 0 | 7 days ago |
| load | A load is something carried, often something heavy. | yük | 0 | 7 days ago |
Showing 1561–1580 of 2952 words