| Word | Definition | Turkish | Popularity | Added |
|---|---|---|---|---|
| above | If A is above B, A is higher than or before B, but not touching B. | yukarıya; üstünde; daha | 1 | 4 days ago |
| across | To the other side. | (edat.) ortasından; iSinden veya üstünden karşı tarafa geçerek; (edat.) çaprazvari; öbür tarafa | 1 | 4 days ago |
| along | If one thing happens along with another, they go together. | (edat.) boyunca; müddetince; yanı sıra; yakın. alongside (edat.) yanına; yanında; bordasında; bordasına. alongshore kıyı boyunca. along about esnasında; hep böyle | 1 | 4 days ago |
| around | If x is around y, y is in the middle and x is on all sides of y. | (edat.) etrafına; etrafında; yakında; civarda; dört bir yanına; dört bir yanında; şuraya buraya | 1 | 4 days ago |
| aboard | on or onto a boat, airplane, train, etc. | (edat) gemi; tren vb'nin içine veya içinde; (den.) yan yana. | 0 | 4 days ago |
| about | You use about to say what subject something is related to. | etrafında; çevresinde; çepeçevre; tarafta; hakkında | 0 | 4 days ago |
| abroad | If somebody goes abroad, they leave their home country and go to another country. | ortalıkta; halk arasında; dışarıda; dış memleketlerde; hariçte; şurada burada; her tarafta; memleket dışına. | 0 | 4 days ago |
| aft | At, close to, or towards the rear of a boat or plane. | (den) kıçta; kıça doğru fore and aft baştan kıça kadar. | 0 | 4 days ago |
| after | Behind something in place or position. | (edat.) (bağlaç.) sonra; ardına; ardında; (-dan) sonra; ardı sıra; için; tarzında; üslubunda. a painting after Reubens Rubens'in üslubunda bir resim. at a quarter after four dördü çeyrek geçe. a person after my own heart kalbimi fetheden bir kimse. three months after üç ay sonra. after all bununla beraber | 0 | 4 days ago |
| again | Once more. | tekrar; yine; bir daha; bundan başka. as much again bir misli daha. now and again ara sıra; zaman zaman; bazen. tirne and again tekrar tekrar; defaatle. | 0 | 4 days ago |
| against | Opposing or disagreeing with sb/sth. | (edat) karşı; muhalif; aleyhinde; aykırı. He is against reforms. O adam reform düşmanıdır. over against ona karşı; karşılık olarak; karşı karşıya; karşısında; mukabil. | 0 | 4 days ago |
| ago | At an earlier time. | evvel; önce. | 0 | 4 days ago |
| ahead | You use ahead to talk about something that is in front of you or in the future. | ileri; ileride; başta | 0 | 4 days ago |
| among | In or into. We say "between" about 2 other things, but among about 3 or more other things. | (edat.) arasına; arasında; içinde; sınıfında; memleketinde; zamanında.(Among daha çok (A.B.D.)'de amongst ise ingilterede kullanılır) | 0 | 4 days ago |
| apart | If two things are apart, there is space between them. | ayrı; bir tarafa; bir yana; bir tarafta; münferit olarak; birbirinden ayrı; bağımsız olarak; müstakil bir şekilde | 0 | 4 days ago |
| as | A word that is used to compare two things that are equal. | kadar; olarak | 0 | 4 days ago |
| ashore | on or onto the shore | karaya; karada; kıyıya; kıyıda; karaya oturmuş (gemi) | 0 | 4 days ago |
| at | Used to say where something is, or when saying something's position | (edat.) tarafında; de; da; e; a; üzere; halinde; başına | 0 | 4 days ago |
| backstage | In the area in a theatre behind the stage. | kulis; soyunma odaları; perde arkası; perde arkasında olan; kuliste bulunan; kuliste; perde arkasmda. | 0 | 4 days ago |
| because | You use because to show the other reason for something. | ( (bağlaç.) çünkü zira; den dolayı; sebebiyle; için. because of -den dolayı | 0 | 4 days ago |
Showing 1–20 of 94 words