| Word | Definition | Turkish | Popularity | Added |
|---|---|---|---|---|
| shot | The act of a gun firing. | saçma; iğne | 0 | 5 days ago |
| shotgun | A shotgun is a type of gun. | av tüfeği; av çiftesi; zorla yapılan; gelişigüzel. | 0 | 5 days ago |
| shoulder | The part of the body where an arm attaches or joins. | )omuz; destek olan şey; omuza benzer çıkıntı; kürek eti; dağ yamacı; sırt; (ask.) tabya siperinin koltuğu; banket | 0 | 5 days ago |
| shovel | A shovel is an object made for scooping or digging | (ed ing veya led; ling) kürek; kürek dolusu | 0 | 5 days ago |
| shower | A shower is a place with water spraying down to clean something. | sağanak; sağanağa benzer herhangi bir şey; duş; bol verilen şey; (A.B.D) geline veya bebeğe hediyelerin verildiği parti | 0 | 5 days ago |
| shred | A shred is a long and narrow piece of something. | (ded ding) ince şeritler halinde kesilmiş veya yırtılmış parça; parça | 0 | 5 days ago |
| shrine | A shrine is a holy or sacred place dedicated to a certain deity or a person who is respected. | azizlerden kalma kemik gibi bakıyelerin muhafaza olunduğu ufak sandık; bir azizin kabri; türbe; tahsis ve takdis olunmuş yer | 0 | 5 days ago |
| shrink | A shrink is another word for a psychologist. | çekilme; büzülme; çekinme; ürkme; (A.B.D); (argo.) psikiyatr. shrink'age çekme payı; fire. shrink'ingly çekinerek; korkarak. | 0 | 5 days ago |
| shuttle | A shuttle is a transport service that goes back and forth between two or more places. | mekik; karşılıklı yolcu veya yük taşıma servisi; öteye beriye. | 0 | 5 days ago |
| sickness | Sickness is being sick. | hastalık; mide bulantısı; kusma. | 0 | 5 days ago |
| side | A side is a straight edge of an object. | yan; taraf; yüz | 0 | 5 days ago |
| sidewalk | A sidewalk is a long piece of ground beside a road for walking on. | yaya kaldırımı. | 0 | 5 days ago |
| sign | A flat thing with a few words or pictures on it to tell people something. | işaret; alamet; gösterge; tabela | 0 | 5 days ago |
| signal | A picture, or a light, or a movement of a hand, or other thing that tells people to do something. | sinyal; işaret | 0 | 5 days ago |
| signature | When a person writes their own name with a pen, they are writing their signature. | imza; (müz.) işaret; nota imi; (matb.) kitap formasının ilk sayfasına konulan işaret; forma; (ecza) reçetede ilacın kullanılış şeklini belirten kısım. | 0 | 5 days ago |
| silence | Silence is when no noise is heard. | sessizlik; sükut; zikretmeyiş; bahsetmeyiş; ketumiyet; sır saklama; sükunet; huzur | 0 | 5 days ago |
| silk | A strong soft material that cloth is made of. A certain type of silk worms make it. | ipek; ipekli kumaş; ipeğe benzer örümcek ağı teli; ipeğe benzer mısır püskülü. silk cocoon ipek kozası. silk hat silindir şapka. silk mill ipek imalâthanesi veya tezgâhı. silk vine ipek fidanı; (bot.) Periploca graeca. artificial silk suni ipek. raw silk ham ipek. spun silk ibrişim. | 0 | 5 days ago |
| silver | A metal with a near white colour and high value and the symbol Ag. | gümüş; gümüş rengi | 0 | 5 days ago |
| singer | A singer is someone who sings. | şarkı söyleyen kimse; şarkıcı; muganni; hanende; ozan; şair; aşık; ötücü kuş. | 0 | 5 days ago |
| sip | A sip is a small mouthful of drink. | yudum yudum içme yudum. | 0 | 5 days ago |
Showing 2381–2400 of 2952 words