Manage your vocabulary learning progress
Word Definition Turkish Popularity Added
invisible Something is invisible when we can not see it. görülmez; görünmez; gözle seçilemez; çabuk kestirilemez; (ikt.) resmi hesaplarda gözükmeyen; görülmeyen şey veya kimse. invisible ink ancak kimyasal etki veya ısı tesiriyle görünen; aslında renksiz olan mürekkep. invisibil'ity; invis'ibleness görülmezlik. invis'ibly saklı olarak. 0 5 days ago
irrational If something is irrational is it not rational, or it is nonsensical. akılsız; mantıksız; kaçık; deli; muhakeme kabiliyeti olmayan; makul olmayan; akla uygun gelmeyen; münasebetsiz 0 4 days ago
irrelevant If something is irrelevant, it is not related or connected to the current topic. konu dışı; sadet dışı; mevzu ile alâkası olmayan; günün mühim konularıyle ilgisi olmayan. irrelevance konu dışı olma. irrelevancy konu dışı olan şey. irrelevantly konu ile ilgisi olmayarak. 0 4 days ago
irresistible If something is irresistible, it's so good that it can't be ignored. karşı konulamaz; mukavemet edilemez; çok kuvvetli; çok çekici. irresistibil'ity karşı konulamama. irresistibly karşı konulamayacak şekilde. 0 4 days ago
irresponsible When someone is irresponsible, he/she is not responsible and does not care about anything that goes wrong. mesuliyet duygusu olmayan; sorumsuz; güvenilemeyen. irresponsibil'ity sorumsuzluk; mesuliyetini düşünmeden hareket etme. irresponsibly sorumsuzca; mesuliyetine müdrik olmayarak. 0 4 days ago
jealous To be jealous is to want something someone else has. (kıs.)kanç; günücü; hasetçi; aşırı titiz. jealously (kıs.)kançlıkla; hasetle. jealousy (kıs.)kançlık; günü; haset. 0 5 days ago
juicy If something is juicy, it is full of juice. özlü; sulu; meraklı; cazip; ağız sulandırıcı. juiciness özlülük; sululuk. 0 4 days ago
jumpy If you are jumpy you are very nervous or anxious. That is you may feel like jumping in fear if surprised, because you are a little afraid already. sinirli; sıçramaya hazır; diken üstünde. 0 4 days ago
juvenile If a person is juvenile, they are childish and immature. genç; olgunlaşmamış; gençliğe özgü; gençliğe yaraşır; genç kimse; çocuk; genç rolündeki oyuncu. juvenile court çocuk mahkemesi. juvenile delinquency çocugun suç işlemesi. juvenile delinquent suçlu çocuk. 0 4 days ago
keen If you are keen on something you like that thing. düşkün; hevesli; istekli; ateşli; coşkulu; öfkeli; şiddetli 0 4 days ago
known If something is known, people know about it; it is famous. (bak.) know. 0 5 days ago
large Big; of great size; broad, tall, wide, long, or fat. büyük; geniş; cesim; azim; iri; vasi; bol; çok 0 5 days ago
last Happening or coming after all other similar things or people. son; sonuncu 0 5 days ago
late An event is late if it happens after a specified time. geç; rahmetli; merhum 0 5 days ago
lazy If someone is lazy, they do not want to work or do anything difficult. tembel; aylak; uyuşuk; gevşek; ağır. lazybones tembel adam. lazy eyes göz donukluğu hastalığı. lazy Susan döner tepsi. lazy tongs uzaktaki şeyleri toplamaya yarayan makas şeklinde maşa. lazily tembelce. laziness tembellik; uyuşukluk. 0 5 days ago
left One of the two directions, the opposite of right. This arrow is pointing left: ← sol 0 5 days ago
legal If an activity is legal it does not break any laws. meşru; kanuni; kanuna uygun; kanuna göre; kanuna dayanan; hukuki; hukuken. 0 5 days ago
legitimate Something that is legitimate is something that is correct or not fake by law. meşru; mantıklı; yerinde; gerçek; sahici; hakiki 0 4 days ago
lethal If something is lethal, it can kill a person or thing. (li'thıl) öldürücü; ölüme ait. lethality öldürücülük. 0 4 days ago
level Even, flat, straight, smooth, horizontal. Having all parts equally as high as all other parts. (-ed -ing veya -led; ling) düzlük; düz yer; (mim.); taban terazisi; tesviye aleti; yatay hat; yüzey 0 5 days ago
Showing 361–380 of 773 words