Manage your vocabulary learning progress
Word Definition Turkish Popularity Added
slaughter The killing of animals is slaughter. hayvan kesme; katil; katliam; kan dökme 0 2 months ago
slave A slave is a person who is owned by a master and who works for that master, but receives no—or almost no—money. köle; esir; kul; bende; cariye; halayık; köle gibi çalışan kimse; zoraki yaptırılan iş. slave ship esir gemisi. slave trade esir ticareti. a slave to tobacco tütün kölesi. 0 2 months ago
slavery Slavery is the act of using or owning human beings as an object or as slaves, usually using them to do forced labor. It is a crime in most places in the world. kölelik; esirlik; esaret; bendelik; halayıklık; çok ağır iş; kölelik sistemi. 0 2 months ago
sled A sled is a small, light vehicle with runners that is usually used by children to slide down snow-covered hills. (A "sled" in this sense is not pulled by an animal as a "sleigh" is.) (-ded -ding) kızak 0 2 months ago
sleepy If someone is sleepy, that person feels like they need to sleep; they are tired. uykusu gelmiş; uykulu; mahmur; uyuşuk; tembel; uyuklatıcı. sleepylittle town gürültüsüz ve sakin kasaba. sleepily gözlerinden uyku akarak; mahmur halde. sleepiness uykulu olma hali. 0 2 months ago
sleeve A sleeve is the part of a shirt that covers the arm. elbise kolu; (mak.) gömlek; kol tertibatı 0 2 months ago
sleigh A sleigh is a vehicle that is used to transport people or goods. It is usually pulled by an animal over snow. (contrast "sled", which is smaller) özellikle yolcu taşımaya mahsus büyük kızak. sleigh bell kızağa veya onu çeken ata takılan çıngırak. sleigh'ing kızakla gezme; kızakla gezmeye elverişli karlı ze(min.) 0 2 months ago
slept The past tense and past participle of sleep. (bak.) sleep. 0 2 months ago
slice A slice is a piece of something that has been sliced. dilim; balıkçılık ve matbaacılıkta kullanılan bir çeşit enli bıçak; golfta topa meyilli vuruşla topun gidişine kıvrıntılı yön verme; gemi tahtalarını yerlerinden çıkarmaya mahsus alet. 0 2 months ago
slide If something slides, it moves smoothly and easily, usually over a surface. kaydırmak; kaymak 0 2 months ago
slight A slight increase, difference, etc. is a small change. önemsiz; cüzi; ince; zayıf; aklı veya ahlâkı zayıf olan. slight'ly az slight'ness önemsizlik. 0 2 months ago
slime Slime is a moist soft, sticky substance. yapışkan ve nemli herhangi bir madde; balçık; salgı; salyangoz sümüğü 0 2 months ago
slimy If something is slimy, it looks or is related to slime. yapışkan; nemli bir maddeyle kaplanmış; sümüksü; pis. sliminess yapışkanlık; kayganlık. 0 2 months ago
slip When something slides, or moves a small distance while touching what it's on, we say it slips. daldırılmak için koparılan dal; ince ve uzunca kâğıt parçası; çok zayıf ve uzun boylu çocuk; daldırmak için dal koparmak. 0 2 months ago
slippery Tending or liable to cause slipping or sliding. kaypak; kaygan; kayağan; hilekâr; güvenilmez; ele geçmez; Yakalanmaz. slipperily kaygan olarak; güvenilmez şekilde. slipperiness kayganlık 0 2 months ago
slit A slit is a narrow cut or opening. düz ve uzun yarık; dar ve uzun delik; yarık; ince ve dar; (kıs.)ık (göz) 0 2 months ago
slope A slope is one side of a hill. meyilli yüzey veya hat; bayır yokuş 0 2 months ago
sloppy If something is sloppy, very wet and contains too much liquid. zifoslu; çamurlu; sulu; kirli su ile lekelenmiş veya ıslatılmış; şapşal; çapaçul; dökük saçık; dikkatsiz 0 2 months ago
slot A small space usually used to insert coins through. geyik izi. 0 2 months ago
slow Something is slow if it takes a long time to move. It is not fast. yavaş; ağır; bati; ağır yürür; yavaş gider; geri kalmış; güç anlayan; can sıkıcı 0 2 months ago
Showing 3981–4000 of 4941 words