Manage your vocabulary learning progress
Word Definition Turkish Popularity Added
resolve To resolve means to create a solution for a problem. karar vermek; tasarlamak; karar vermesine sebep olmak; parçalara ayırıp incelemek; çözmek; halletmek; açıklamak; oy ile kararlaştırmak 0 4 days ago
resolved The past tense and past participle of resolve. azimli; kararlı; kararvermiş veya verilmiş. 0 4 days ago
respect When someone respects another person that means they think the other person is worthy, responsible, strong or other good qualities. saymak; saygı duymak 0 5 days ago
respond If you respond to something or someone, you do something in reaction to it. Kitabı Mukaddes okunduktan sonra cevap yerine söylenilen sözler; (mim.) bir kemerin ağırlığını karşılamak amacı ile duvar içine konan yarım direk veya sütun. 0 5 days ago
restore If you restore a state, feeling, or ability that has been lost, you make that possible or normal again. iade etmek; geri vermek; eski haline koymak; onarmak; restore etmek; yenilemek: iyileştirmek; sıhhatini iade etmek; sağaltmak 0 4 days ago
retard To retard something is to hold it back, or slow it down. geciktirmek; tehir etmek; geriye bırakmak; gecikmek; tehir; gecikme; geciktirme. retarda'tion tehir; geciktirme 0 4 days ago
retire If you retire, you stop working, usually because of your age. çekilmek; bir köşeye çekilmek; kendi odasına çekilmek; yatmaya gitmek emekliye ayrılmak; geri çekmek (askeri); tedavülden çıkararak karşılığını ödemek (bono); gümrükten çekmek (malını); emekliye ayırarak hizmetten el çektirmek 0 5 days ago
retired The past tense and past participle of retire. münzevi; tekaüt; emekli. retired list emekliler listesi. 0 5 days ago
retreat If you retreat, you fall back, move away from the enemy. çekilmek; geri çekilmek; düşman önünden çekilmek; geri kaçmak; geriye kaçırmak; geriye çekmek; geriye çekme veya çekilme; geriye kaçma 0 5 days ago
retrieve If you retrieve something, you go and get it back. tekrar ele geçirmek; tekrar kazanmak veya düzeltmek; tazmin etmek; çaresini bulmak; bulup getirmek (köpeğin yaralı veya ölü avı bulması gibi); tekrar ele geçirme; düzeltme; tazmin 0 4 days ago
return When you return something, you give/put it back. geri dönmek; kayıtmak; geri çekilmek; döndürmek; iade etmek 0 5 days ago
reveal If you reveal something, it was hidden and you show it or make it known. açığa vurmak 0 5 days ago
reverse If you reverse something, you make it act or move opposite to before (in the other direction). ters çevirmek; tersine çevirmek; yerlerini değiştirmek; iptal etmek; feshetmek; tersine hareket ettirmek; tersine dönmek; geri vitese almak. 0 5 days ago
rid When you rid a thing, you free it of something not wanted. (gen.) of( ile) kurtarmak; (eski) defetmek; gidermek. be rid of; get rid of başından defedip kurtulmak. rid'dance kurtuluş; kurtulma. good riddance belâdan iyi kurtulma. 0 5 days ago
ride If you ride something, you sit on it while it moves. (-rode -ridden) at veya başka hayvana binmek; arabaya binmek; araba ile gitmek; su üstünde gitmek; yüzmek (gemi); binilmesi rahat olmak; binip kullanmak veya sürmek; zorla yönetmek 0 5 days ago
rip An act of tearing something. (-ped - ping) yarmak; kesmek; çekip dikişlerini sökmek; keresteyi boyuna kesmek; yarılmak; dikişleri açılmak; hızla ilerlemek veya koşmak: yarık; yırtık 0 5 days ago
ripping The present participle of rip. boydan boya kesen; yaran; ing); (argo) çok güzel; mükemmel; âlâ. a rip ping good time çok güzel vakit. 0 4 days ago
roam If a person roams around, they wander or travel freely and they do not have a specific destination. dolaşmak; gezmek; avare dolaşmak; dolaşma; gezme. 0 4 days ago
roaring The present participle of roar. gürleme; kükreme; kişneme; hırıltlll soluma meydana getiren at hastalığl; gürleyen; kükreyen. roaring applause ortalığı çınlatıcı alkış. 0 4 days ago
rob If you rob something or someone, you steal from them. soymak; başkasının para veya eşyasını alıp soymak; yağma etmek; talan etmek; mahrum etmek; hırsızlık etmek; adam soymak. rob Peter to pay Paul birine olan borcu ödemek için başkasının hakkını yemek. 0 5 days ago
Showing 741–760 of 1048 words