| Word | Definition | Turkish | Popularity | Added |
|---|---|---|---|---|
| fin | A fin is a wing like organ that is attached to some parts of the body of undersea animals. It is used for turning in a certain direction, balancing, and for propelling themselves. | yüzgeç; yüzgece benzeyen sey; (den) salma omurga; (hav) sabit dikey yüzey. finback bir çesit balina. fin keel (den) kotra omurgası. dorsal fin (zool.) sırt yüzgeci. pectoral fin (zool.) göğüs yüzgeci. | 0 | 7 days ago |
| final | The final thing is the last one. | son; nihai; kati; kesin; sonuncu; (matb.) son baskı; (çoğ.); (spor) kesin sonuç veren oyun | 0 | 7 days ago |
| finance | Finance is activities related to banking and money, especially by government. | maliye; mali işler; (çoğ.) mali durum; gelir; akçalı yüklenmeler. financially mali bakımdan. | 0 | 7 days ago |
| find | If you find something, you discover or locate it. | bulmak; keşfetmek; anlamak; sezmek; tedarik etmek; arayıp bulmak; ulaşmak; erişmek | 0 | 7 days ago |
| finger | A finger is a long thin part of your hand that bends. Most people have four fingers and one thumb on each hand. | (A.B.D) alkol ölçüsü; (A.B.D) | 0 | 7 days ago |
| finish | If something finishes, it stops and doesn't start again; it comes to the end. | bitirmek; sona erdirmek; tamamlamak; ikmal etmek; terbiye etmek; mahvetmek; telef etmek; yıkmak | 0 | 7 days ago |
| fire | A chemical reaction that makes heat and flames or smoldering. | ateş; od; yangın; ocak | 0 | 7 days ago |
| firing | Firing is the process of applying heat or fire, especially to clay, to produce pottery. | ateş etme; yakma. firing line (ask.) ateş hattı. firing squad idam mahkumunu kurşuna dizen asker bölüğü; ölü kimsenin mezarı başında saygı gösterisi olarak ateş eden asker bölüğü. | 0 | 7 days ago |
| firm | A firm is a group of people who work together as a business. | firma; şirket | 0 | 7 days ago |
| fish | A fish is an animal that lives in the water and has scales and gills. | balık; sokan; balıklar | 0 | 7 days ago |
| fishing | The present participle of fish. | balık avlama; balık avı; balıkçılık; ağız arama. fishing boat balıkçı kayığı veya gemisi. fishing rod olta kamışı. fishjng tackle veya gear balık takımı; baIıkçı takımı. | 0 | 7 days ago |
| fishy | Fishy is a word that is used by children to describe a fish. | balıktan ibaret; balık gibi; içinde balık tadı veya kokusu olan; balığı çok; (k.dili.) şüpheli; inanılmaz. fishy eye donuk göz; şüpheci göz. fishiness balık vasfı olma; içinde balık tadı veya kokusu bulunma | 0 | 7 days ago |
| fist | A hand that is held tightly, often to hit. | yumruk; muşta; (h) dili el; el yazısı; (matb.) işaret parmağı | 0 | 7 days ago |
| fit | When you fit something, you match a thing for size, shape or other qualities. | uymak; uydurmak | 0 | 7 days ago |
| fitting | The present participle of fit. | (gen.) (çoğ.) prova; tertibat; teçhizat; takım; uygun; münasip; yerinde. | 0 | 7 days ago |
| five | ordinal fifth) The number 5. | beş; beş rakamı; beş sayısı (5 V); (iskambil) beşli; (spor) beş kişilik takım. five and ten; five and dime tuhafiye mağazası. fivefingers beşparmakotu; beş misli. fiver beş dolarlık kâğıt para. fivespot (argo) beş dolar. Five Year Plan Beş Senelik Plan. | 0 | 7 days ago |
| fix | When a person fixes something, they repair it. | yerleştirmek; oturtmak; sabitleştirmek; kararlaştırmak; (A.B.D) düzene sokmak; (A.B.D); (k.dili) tamir etmek; (A.B.D) (yemek) hazırlamak | 0 | 7 days ago |
| fixed | The past tense and past participle of fix. | durağan; kımıldamaz; bağlı; sabit; solmaz (renk); (A.B.D); (k.dili.) önceden ayarlanmış. well fixed (argo) paralı. fixed assets sabit değerler. fixed charges sabit masraflar. fixed focus (foto.) sabit mihrak. fixed idea sabit fikir; idefiks. fixed liability uzun vadeli borç. fixed oil (kim) uçmaz yağ. fixed star durağan yıldız | 0 | 7 days ago |
| flag | A flag is a piece of cloth, usually marked with a colourful symbol or sign. | bayrak; sancak; liva | 0 | 7 days ago |
| flame | The part you can see in fire. | alev; yalın; ateş kırmızısı | 0 | 7 days ago |
Showing 1801–1820 of 4941 words